ABD ve İran Arasında Gerginlik Tırmanıyor: Cenevre Görüşmeleri Öncesi Karşılıklı Açıklamalar ve Askeri Yığınağın Detayları

ABD ve İran Arasında Gerginlik Tırmanıyor: Cenevre Görüşmeleri Öncesi Karşılıklı Açıklamalar ve Askeri Yığınağın Detayları

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasındaki kritik görüşmelerin üçüncü turu, İsviçre'nin Cenevre kentinde Perşembe günü başlıyor. Müzakere masasına oturacak olan iki ülkenin heyetleri öncesinde, taraflardan gelen açıklamalar tansiyonu yükseltiyor. Özellikle ABD'nin bölgedeki askeri yığınağının artması, diplomatik çözüm arayışlarını gölgede bırakıyor.

İran'dan Adil Anlaşma Vurgusu

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Cenevre'deki görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamada, ülkesinin barışçıl nükleer teknoloji hakkından vazgeçmeyeceğini yineledi. Arakçi, "İran hiçbir koşulda nükleer silah geliştirmeyecek ve barışçıl nükleer teknolojinin nimetlerinden halkımız için yararlanma hakkımızdan asla vazgeçmeyeceğiz." dedi. İran'ın önceki turlarda varılan mutabakatlar temelinde, adil ve eşit bir anlaşmaya en kısa sürede ulaşma kararlılığında olduğunu belirtti. Bakan, karşılıklı endişeleri ele alan ve her iki tarafın da çıkarlarını gözeten, emsalsiz bir anlaşmaya varmak için tarihi bir fırsatın bulunduğunu vurguladı. Diplomasinin önceliklendirilmesi gerektiğini belirten Arakçi, İran'ın egemenliğini savunmak için her türlü adımı atmaya hazır olduğunu, ancak müzakere masasında da barışçıl çözümler bulmak için çalışacaklarını ifade etti.

ABD'den Diplomasi ve Güç Vurgusu

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ın nükleer programına yönelik tutumunu net bir dille ortaya koydu. Leavitt, İran'a ait üç nükleer tesisin tamamen yok edildiğini savunarak, ancak bunun İran'ın gelecekte nükleer program denemeyeceği anlamına gelmediğini belirtti. Başkan Trump'ın önceliğinin her zaman diplomasi olduğunu vurgulayan Leavitt, "Gerekirse ABD ordusunun ölümcül gücünü kullanmaya da hazırdır." şeklinde konuştu. Trump'ın bu konuya Kongre'deki geleneksel Birliğin Durumu konuşmasında da değineceğini ekledi.

Askeri Yığınağın Detayları Ortaya Çıkıyor

ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri harekat hazırlığı kapsamında bölgedeki varlığını hızla artırdığına dair bilgiler de gelmeye devam ediyor. Washington Post'un (WP) kamuya açık uçuş takip verileri ve uydu görüntülerini incelemesiyle elde edilen bilgilere göre, ABD ordusu 150'den fazla uçağı Avrupa ve Orta Doğu'daki üslere kaydırdı. Bu kapsamda, ABD'ye ait "USS Gerald R. Ford" uçak gemisi, onlarca savaş uçağıyla birlikte Girit Adası'ndaki Suda Deniz Üssü'ne ulaştı. Yeni konuşlandırılan ABD uçaklarının yarısından fazlasının Avrupa'daki üslere indiği belirtiliyor. Bu uçakların büyük bir kısmı kargo ve yakıt ikmal uçaklarından oluşurken, savaş uçaklarının konum verileri kapalı olsa da uydu görüntülerinden tespit edilebildi.

Özel Yetenekli Savaş Uçakları Bölgede

ABD'nin son günlerde E-3G Sentry filosunun üçte birinden fazlasını Avrupa ve Orta Doğu'ya konuşlandırdığı da tespit edildi. Bu erken uyarı uçakları, hedef tespiti ve her türlü hava koşulunda gözetleme yapabilme yetenekleriyle öne çıkıyor. Ayrıca, İngiltere'deki Lakenheath hava üssünde bir düzine F-22A Raptor ve Azor Adaları'na inen en az bir F-16 Fighting Falcon uçağının görüldüğü bildirildi. Ürdün'deki Muwaffaq Salti Hava Üssü'nde ise 60'tan fazla savaş uçağı bulunuyor. Bunların bir düzineden fazlasının, elektronik savaş yetenekleriyle bilinen F-35 savaş uçakları olması dikkat çekiyor. Bu uçaklar, düşman hava savunmasını hedef alarak diğer savaş uçakları için daha güvenli bir hava koridoru oluşturmak amacıyla kullanılıyor.

Uzmanlardan Değerlendirmeler

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'ı anlaşmaya varılmadığı takdirde vurmakla tehdit etmesi ve ABD'nin askeri konuşlandırmasını izleyen uzmanlar, bölgedeki mevcut ABD askeri varlığının, 2003'teki Irak savaşı döneminden bu yana görülen en büyük yığılmalardan biri olduğuna işaret ediyor. Uzmanlar, bölgeye konuşlandırılan askeri varlıkların, kara işgali olmaksızın günlerce sürebilecek bir hava harekatının göstergesi olduğunu belirtiyor. Washington Enstitüsü'nde araştırma direktörü ve Orta Doğu'dan sorumlu eski Savunma Bakan Yardımcısı Dana Stroul, bu muazzam gücün, ABD ordusunun Trump'ın karar verdiği her şeyi uygulayabileceği anlamına geldiğini söyledi. Stroul, İran'a yönelik askeri harekatın, uzun süreli, yüksek kinetik bir harekattan daha hedefli ve sınırlı saldırılara kadar her şeyi kapsayabileceği değerlendirmesinde bulundu. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde kıdemli danışman Mark Cancian ise, ABD'nin haftalarca sürecek uzun bir hava harekatı planlaması durumunda bölgede daha da fazla askeri varlığa ihtiyaç duyabileceği görüşünü dile getirdi. Bu durum, bölgedeki güvenlik endişelerini artırıyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) faaliyetleri de bu süreçte yakından takip ediliyor.

Editör Notu: ABD ve İran arasındaki diplomatik gerilim, Cenevre'deki görüşmeler öncesinde karşılıklı sert açıklamalar ve artan askeri hazırlıklarla doruk noktasına ulaştı. Bölgedeki gelişmelerin barışçıl bir çözüme evrilip evrilmeyeceği merak konusu.