İstanbul'da yürütülen Can Holding soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, ev hapsi şeklinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Bu gelişme, uzun süredir devam eden ve birçok şirketi kapsayan soruşturmada yeni bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Soruşturmanın Detayları ve Tahliye Süreci
Kemal Can'ın Tahliyesi
Can Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Can, yaklaşık beş aydır süren tutukluluğunun ardından mahkeme kararıyla tahliye edildi. Bu kararla birlikte Can, yurt dışına çıkış yasağı ve belirli denetimlere tabi tutulacak. Tahliye kararı, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında alınacak yeni kararların da habercisi olabilir.
Kenan Tekdağ'ın Durumu
Daha önce soruşturma kapsamında tutuklanan ve ardından ev hapsi ile tahliye edilen Kenan Tekdağ'ın durumu da Kemal Can'ın tahliyesiyle birlikte yeniden gündeme geldi. Tekdağ, "çıkar amaçlı suç örgütüne üye olma" ve "suçtan elde edilen malvarlığı değerlerini aklama" suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Kendisi hakkında ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı gibi adli kontrol tedbirleri uygulanmıştı.
Soruşturmanın Kapsamı ve İddialar
Örgütlü Suç ve Mali Usulsüzlükler
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, Can Holding bünyesindeki şirketler aracılığıyla suç işlemek amacıyla örgüt kurulduğu iddiasına dayanıyor. İddialar arasında "nitelikli dolandırıcılık", "vergi kaçakçılığı", "kaynağı belirsiz gelirlerin şirket hesaplarına aktarılması" ve "suçtan elde edilen gelirlerin aklanması" gibi ciddi mali suçlamalar yer alıyor. Bu iddialar, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları ve mali denetim birimlerinin incelemeleriyle destekleniyor.
Paravan Şirketler ve Vergi Kaçakçılığı
Soruşturma dosyasında, Can Holding bünyesindeki şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüklü miktarda paranın giriş-çıkışının yapıldığı belirtiliyor. Bu paraların farklı şirketler arasında aktarılarak izlerinin kaybettirilmeye çalışıldığı, faturasız işlemler ve sahte belgelerle vergi yükümlülüğünün azaltıldığı iddia ediliyor. Holding yapısı altında kurulan çıkar amaçlı suç örgütünün, denetim mekanizmalarını zorlaştırmak amacıyla çok sayıda şirket kurduğu ve sorumluluğu örgüt üyeleri arasında dağıttığı öne sürülüyor.
Varlık Barışı Kanunu'nun Kötüye Kullanılması İddiası
Soruşturma kapsamında, ticari faaliyeti bulunmayan şirketlerde yapılan nakit sermaye artırımlarının kaynağının ortaklara borçlar olarak gösterildiği, ancak bu borçların gerçeği yansıtmadığı belirtiliyor. Bu tutarların, 7256 sayılı "Varlık Barışı Kanunu" kapsamında şirkete yeniden yatırıldığı ve bu işlemlerin, kanunun amacına aykırı şekilde suçtan sağlanan gelirin sisteme dahil edilmesi ve aklanması niteliğinde olduğu iddia ediliyor.
Ciner Grubu'na Yönelik Operasyonlar
Medya Şirketlerinin Satın Alınması
Soruşturma kapsamında, Can Holding A.Ş.'nin 22 Aralık 2024'te Turgay Ciner'in sahibi olduğu Ciner Grubu'na ait birçok medya kuruluşunu satın aldığı belirlendi. Bu satın alma ve devir işlemlerinde, örgüt faaliyeti kapsamında "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" suçuna yönelik şüpheler tespit edildi. Bu tespitler üzerine, yurt dışında bulunan Turgay Ciner hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarıldı.
Park Holding ve Bağlı Şirketlere Kayyum Ataması
Turgay Ciner'in sahibi ve yetkilisi olduğu Park Holding A.Ş. ile bu holdinge bağlı AFC İthalat İhracat Turizm A.Ş., Zeyfa İthalat İhracat A.Ş. ve Silopi Elektrik Üretim A.Ş. gibi şirketlere de TMSF kayyum olarak atandı. Soruşturma kapsamındaki suçların bu şirket tüzel kişiliklerinde de işlendiğinin tespit edilmesi üzerine, 12 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınanlar arasında Turgay Ciner'in oğlu Atilla Ciner ve Ciner Glass UK İcra Kurulu Başkanı Gökhan Şen tutuklandı.
18 Şirkete Daha Kayyum
Yapılan incelemelerde, Can Holding A.Ş. ile Ciner Grubu bünyesindeki Park Holding A.Ş. arasında mali ve ticari bağların bulunduğu ve bu bağlar üzerinden gerçekleştirilen işlemlerle suçtan elde edilen gelirlerin aklanmasına hizmet edildiği yönünde kuvvetli şüpheler tespit edildi. Bu tespitler doğrultusunda, 18 şirkete daha kayyum atanmasına karar verildi. Bu şirketler arasında nakliyat, tütün, petrol, eğitim ve enerji sektörlerinde faaliyet gösteren firmalar bulunuyor.
Soruşturmanın Etkileri ve Geleceği
Can Holding soruşturması, Türkiye'nin önde gelen holdinglerinden birini ve bağlantılı olduğu geniş bir iş ağını kapsıyor. Kemal Can'ın tahliyesi, soruşturmanın seyrini değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak görülüyor. Mali suçlar ve organize suç örgütlenmesi iddiaları, hukukun üstünlüğü ve şeffaflık ilkeleri açısından büyük önem taşıyor. Bu soruşturmanın sonuçları, hem ilgili şirketler hem de genel olarak iş dünyası için önemli emsal teşkil edebilir. Kara para aklama gibi suçların önlenmesi ve mali sistemin güvenliğinin sağlanması, bu tür soruşturmaların temel hedefleri arasında yer alıyor.