Cinayet Davasında Yürek Yakan Detay: Market Kasasında Yapılan El İşaretiyle Yardım İstemeye Çalışmış

Tokat'ta, motosiklet kazası süsü verilerek işlenen cinayet davasında ortaya çıkan yeni detaylar, olayın vahşetini gözler önüne serdi. 31 yaşındaki Hatice Yalman'ın hayatını kaybettiği olayda, genç kadının katledilmeden kısa süre önce bir markette el işaretiyle yardım istemeye çalıştığı anlaşıldı. Bu trajik olay, 29 Mart 2025 tarihinde Topçam Mahallesi Akşemsettin Caddesi'nde meydana gelmişti.

Olayın Başlangıcı ve İlk İncelemeler

Olay yerine gelen ekipler, motosiklet kazası ihbarı üzerine inceleme başlattı. İhbar üzerine bölgeye ulaşan sağlık ve polis ekipleri, Hatice Yalman ve Mustafa Koç'u yaralı halde buldu. Tokat Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan maalesef Hatice Yalman kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Yapılan ilk incelemelerde, Yalman'ın vücudunda darp izlerinin tespit edilmesi, olayın bir kaza olmadığını gösterdi. Soruşturma derinleştirildiğinde, olay yerine yaklaşık 400 metre mesafede, Hazine Deresi kenarında kan izleri ve kanlı taşlar bulundu. Bu bulgular, olayın bir cinayet olduğunu kanıtlar nitelikteydi.

Tutuklama ve Genişleyen Soruşturma

Olayla ilgili olarak gözaltına alınan Mustafa Koç, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan Koç hakkında soruşturma devam etti. Polis ekipleri, Mustafa Koç'a yardım ettikleri şüphesiyle 7 kişiyi daha gözaltına aldı. Bu kişiler, adliyeye sevk edildiklerinde adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

Dava Açıldı: İlk Duruşma Gerçekleşti

Tokat Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlandıktan sonra bir iddianame hazırlandı. İddianamede, Mustafa Koç hakkında "Nitelikli kasten öldürme" suçlaması yer aldı. Diğer 7 sanık hakkında ise "Kasten öldürmeye iştirak" ve "Delileri yok etme" suçlarından dava açıldı. Sanıklar, dün Tokat 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ilk duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya tutuklu sanık Mustafa Koç, diğer sanıklar, hayatını kaybeden Hatice Yalman'ın yakınları ve taraf avukatları katıldı.

Sanık Mustafa Koç'un Savunması

Duruşmada savunmasını yapan tutuklu sanık Mustafa Koç, Hatice Yalman ile 4,5 yıldır dini nikahla birlikte yaşadıklarını belirtti. Olay günü alkollü olduğunu ve aralarında aldatma meselesi yüzünden tartışma çıktığını iddia etti. Koç, savunmasında şunları söyledi: "Ben evden çıktım. Motosikletime bindim, giderken peşimden geldi. Motosikletin arkasına bindi. Tekel bayisine gittik. 2 tane daha bira aldım. Sonra olayın gerçekleştiği yere gittik ve burada beni ikna etmeye çalıştı. 'Ben seni aldatmadım' diye. 1 saat orada kaldık. Sızmışım. Kendime geldiğimde kanlar içindeydi. Ablamı aradım 'araba lazım eniştem beni alsın' dedim. Sonra telefonumun şarjı bitti. Kendisini motosiklete attım. Bulunduğum yerden inerken çukura düştük. Motosiklet devrildi. Yuvarlandık. Orada kalp masajı yaptım. Sonra evime götürdüm. Banyoya soktum. Öldüğünü düşünmüyordum. Bayıldığını düşündüm. Motosikletle hastaneye götürme imkanım yoktu. Banyoda suya tuttum. Nabzı yoktu. Evden çıkarmak için tekrar omzuma aldığımda düştü. Kafasını tekrar vurdu. İlk düştüğünde de nabzı yoktu. Arabanın arka koltuğuna yatırdım. Eniştem Ö.S.’ye beni motosikletle takip etmesini söyledim. Sonra olay yerine vardığımızda arabadan indirdim. Ambulansı oraya çağıracaktım. Ben şoku hiç atlatamadım. Eniştem Ö.S.’ye gitmesini söyledim. Ben yola çıkıp iki araç durdurdum. 'Kaza yaptım' dedim. Ambulanslarla bizi başka hastanelere götürdüler. Hastaneye polisler geldi. Öldüğüne inanamıyorum. Olayda diğer sanıkların hiçbirinin suçu yoktur. Olay tamamen anlattığım gibi oldu. Bu olay kaza ile oldu."

Resmi Nikahlı Eşin İfadesi

Sanıklardan Mustafa Koç'un resmi nikahlı eşi N.K. ise duruşmada suçsuz olduğunu belirterek, "Bu olayda mağdur olan benim. İmam nikahlı olduklarını biliyordum. Ben 'ne halt yerlerse yesinler' dedim. 4 yıldır arkadaştılar. Ben bir kadın olarak çok şey yaşadım. Aile apartmanında oturuyoruz. Olay günü çocuklarımla ben uyuyordum. Beni birinci kattaki ablasının evine çağırdılar. Ben de oraya gittim. Kadın banyodaydı. Mustafa yüzüne su tutuyordu. Bana 'elbise getir' dedi. Ben de 5. kattaki evime çıkıp elbise getirdim. Ben ambulansı göndermedim. Mustafa banyoda 'Ponçik öldü' diyordu. Sonra 'ben gidiyorum, kimsenin başı belaya girmesin' dedi. Ben sadece banyoda gördüm. Ölü müydü sağ mıydı bilmiyorum. Biz sadece Mustafa ile imza üzerinde evliyiz. Suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde konuştu.

Baba Duran Yalman'dan Yürek Burkan Açıklama

Duruşmada söz alan Hatice Yalman'ın babası Duran Yalman, yaşadığı acıyı dile getirdi. Yalman, "Mustafa Koç akşam bize geldi. Kızımı 'Konuşmamız gerekiyor' diyerek alıp götürdü. Benim çocuğumu Mustafa Koç öldürdü. Benim çocuğumu geri getirsin ben de davamdan vazgeçeyim. Ben şikayetçiyim. Ben sabahlara kadar uyuyamıyorum. Bunlar yalan konuşuyor. Benim çocuğumu Mustafa Koç, gazinolarda çalıştırarak evinin geçimini sağlıyordu. Kuran'a el bastı, yemin etti 'bir şey yapmayacağım' diye götürdü. Benim ömrüm bitene kadar davacıyım şikayetçiyim" ifadelerini kullandı. Diğer tutuksuz sanıklar da suçlamaları kabul etmediklerini belirttiler.

Katledilmeden 2 Saat Önce Yardım İşareti

Duruşma sonrası basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yalman ailesinin avukatı Selinay Arslan, olayın vahşetini vurguladı. Arslan, "Hatice Yalman kaza süsü verilerek, basit bir kasten öldürme mağduru değildir. Hatice Yalman canice ve vahşice katledilmiştir. Katledilmeden önce uluslararası literatürde yardım çağrısı olan işareti yapmıştır. Bu işareti katledilmeden 2 saat önce yapmıştır. Bu da yaşamış olduğu paniğin, korkunun göstergesidir. Tokat merkezde bir markette yapmıştır. Kasiyer bunu anlamıyor. Yardım işareti bulunabileceği anda yardım çağrısı talep ediyor. Karşı taraf anlamadığı ya da görmediği için Hatice Yalman hayattan kopartılıyor" dedi. Bu yardım çağrısı, olayın ne kadar korkunç bir şekilde geliştiğini ve Hatice Yalman'ın çaresizliğini gözler önüne seriyor. Bu tür yardım çağrısı girişimlerinin fark edilmemesi, trajediyi daha da derinleştiriyor.

Duruşma Ertelendi

Mahkeme heyeti, sanıkların mevcut durumlarının devamına karar vererek, savcılık mütalaasının hazırlanması için duruşmayı 13 Şubat 2026 tarihine erteledi. Bu davanın adalet yerini bulması, toplum vicdanı için büyük önem taşıyor. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların cezalandırılması bekleniyor. Bu tür vah

İlgili Haberler