Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Libya'nın başkenti Trablus'ta düzenlenen Libya Enerji ve Ekonomi Zirvesi 2026'da önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bayraktar, "Stratejik Ortaklıklar: Libya'yı Küresel Bir Enerji Lideri Olarak Konumlandırmak" başlıklı bakanlar panelinde, Türkiye'nin enerji politikalarının temelini oluşturan üç ana zorluğa dikkat çekti. Bu zorluklar, enerji arz güvenliği, ithalat bağımlılığını azaltma ve iddialı iklim hedeflerine ulaşma olarak sıralandı. Bayraktar, bu hedeflere ulaşmada güçlü uluslararası işbirliğinin kritik önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye'nin Enerji Talebi ve İthalat Bağımlılığı
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji talebindeki öngörülen artışa dikkat çekti. Önümüzdeki 30 yıl içinde enerji talebinin mevcut seviyesinin üç katına çıkmasının beklendiğini belirtti. Bu artışın, henüz tam olarak hesaplamalara dahil edilmemiş olan yapay zeka, veri merkezleri ve soğutma sistemleri gibi yüksek talep yaratan unsurlardan kaynaklanacağını ifade etti. Bu durumun, talebin üç kattan daha fazla artma olasılığını güçlendirdiğini söyledi. Bu artan talebi etkin bir şekilde yönetmenin gerekliliğini vurgulayan Bayraktar, aynı zamanda Türkiye'nin enerji ithalatına olan bağımlılığının azaltılması gerektiğini de dile getirdi. Ülkenin, doğal gaz, petrol ve kömür gibi temel enerji kaynakları için dünyanın dört bir yanından önemli miktarda ithalat yaptığını belirtti.
İklim Hedefleri ve Yenilenebilir Enerji Potansiyeli
Türkiye'nin 2050'lerin başında karbon nötr bir ekonomi olma hedefine de değinen Bakan Bayraktar, bu vizyonun ülkenin iklim politikalarının merkezinde yer aldığını söyledi. Bu kapsamda geliştirilen politikaların, enerji talebindeki artış, ithalat bağımlılığı ve iklim hedefleri gibi üç temel zorluğu eş zamanlı olarak ele aldığını belirtti. Bu süreçte yenilenebilir enerji kaynaklarının büyük bir rol oynayacağını vurgulayan Bayraktar, Türkiye'nin güneş, rüzgar, jeotermal ve biyogaz alanlarında önemli bir potansiyele sahip olduğunu ifade etti. Her yıl enerji karmasına 8 ila 9 gigavat düzeyinde yeni güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesi eklendiğini aktardı. Ayrıca, son derece iddialı ve kapsamlı bir enerji verimliliği programının da yürürlükte olduğunu sözlerine ekledi.
Nükleer Enerji ve Petrol/Doğal Gaz Üretimindeki Hedefler
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin nükleer enerji hedeflerine de değindi. Bu yıl içinde ilk nükleer reaktörün devreye alınması ve nükleer enerjiden ilk elektriğin üretilmesi hedefleniyor. Türkiye'nin petrol ve doğal gaz arama ve üretim çalışmalarına ilişkin de bilgi veren Bayraktar, ulusal petrol şirketinin şu anda günlük yaklaşık 300 bin varil petrol ve gaz ürettiğini belirtti. Son on yılda deniz ve kara sahalarına odaklanan yeni bir strateji geliştirildiğini ve bunun ilk sonuçlarının alınmaya başlandığını söyledi. Özellikle Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'ndan günlük yaklaşık 60 bin varil petrol eşdeğeri gaz üretildiğini aktardı. Bu yıl bu üretimin iki katına çıkarılarak 120 bin varil petrol eşdeğerine ulaşmasının hedeflendiğini, 2028'de ise mevcut üretimin dört katına çıkarılmasının amaçlandığını belirtti. Gabar Sahası'nda ise günlük yaklaşık 80 bin varil üretim yapıldığı bilgisini paylaştı.
Uluslararası İşbirliği ve Gelecek Vizyonu
Bakan Bayraktar, Türkiye'nin enerji alanındaki potansiyelinin çok daha yüksek olduğunu ve bu potansiyeli ortaya çıkarmak için uluslararası işbirliğinin şart olduğunu vurguladı. Libya'da bulunma nedeninin de bu işbirliği fırsatlarını değerlendirmek olduğunu belirtti. Libya'daki meslektaşlarıyla güçlü ve iddialı ortak hedefler doğrultusunda çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Türkiye'nin yakın gelecekte Libya'da hem kara hem de deniz sahalarında daha aktif olacağını söyledi. Chevron, ExxonMobil gibi uluslararası petrol şirketleriyle de iyi bir anlayış geliştirildiğini ve önümüzdeki yıllarda dünyanın farklı bölgelerinde daha aktif olmayı hedeflediklerini dile getirdi. 2028 yılına kadar ulusal petrol şirketini günlük yarım milyon varil petrol ve gaz üreten bir seviyeye taşımayı amaçladıklarını, ardından ise dünyanın önde gelen petrol ve gaz üreticilerinden biri olmayı hedeflediklerini belirtti. Bu hedeflere ulaşmak için yetkin şirketlerle ortaklık ve işbirliğinin genişletilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut arz portföyünü çeşitlendirmek amacıyla ağırlıklı olarak ABD'li ihracatçılar ve tedarikçilerle uzun vadeli enerji anlaşmaları imzalandığını, çeşitliliğin sürdürülebilir enerji kalkınmasının anahtarı olduğunu söyledi.
Dünyadaki jeopolitik gerilimlerin ve belirsizliklerin enerjiyi doğrudan etkilediğini kaydeden Bayraktar, tüm bu karmaşa içinde Türkiye'nin kendi yolunu bulmaya çalıştığını ve buna "Türk yolu" adını verdiğini ifade etti. Gelecekte karşılaşılacak belirsizlikleri yönetebilmek için siyasi irade ve kararlılığın yanı sıra, Libya'da olduğu gibi güçlü uluslararası işbirliğinin kilit öneme sahip olduğunu yineledi. Karşılaşılan tüm zorlukların üstesinden gelmenin anahtarının, güçlü ve samimi uluslararası ortaklıklar olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.