Erdoğan'dan Suriye Açıklaması: "Dinamitlemeye Teşebbüs Eden Altında Kalır"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından önemli açıklamalarda bulundu. Yaklaşık üç saat süren toplantıda, ABD-İran gerilimi, Suriye'deki gelişmeler, terörle mücadele ve ekonomi gibi kritik başlıklar ele alındı. Erdoğan, konuşmasına Berat Kandili'ni ve 2025-2026 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısını kutlayarak başladı. Ardından, Suriye'deki son gelişmelerle ilgili olarak, "Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açılmıştır. Her kim bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse bunun altında kalacaktır" şeklinde net bir mesaj verdi. Ayrıca, imalat sanayi işletmelerine yönelik 100 milyar liralık finansman ve kredi paketi müjdesini duyurdu. Erdoğan, yarın başlayacak olan Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinde de Gazze ve İran'daki gelişmelerin gündemde olacağını belirtti.

Dış Politikada Kritik Gelişmeler ve İç Siyaset

Cumhurbaşkanı Erdoğan, göreve geldiklerinde ülkeyi her alanda kalkındırma, güvenli, huzurlu ve müreffeh hale getirme sözü verdiklerini hatırlattı. 86 milyon vatandaşa hizmetkârlık yapma prensibiyle hareket ettiklerini vurgulayan Erdoğan, "Allah'a hamdolsun, milletimize olan ahdimize sadık kalıyoruz" dedi. Son Kabine toplantısının ardından dış politikada Suriye ve İran eksenindeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini, aynı zamanda iç politikada da eser siyasetini hız kesmeden sürdürdüklerini ifade etti. Bu kapsamda, Afrika kıtasıyla ilişkilerin her alanda güçlendiğini belirtti. Büyükelçilik sayısının 44'e çıktığını ve hedefin 50 olduğunu söyledi. Türk yüklenicilerin Afrika'da 100 milyar doları aşan 2 binden fazla projeye imza attığını ekledi. 2025 yılında kıta ile dış ticaret hacminin yüzde 10 artışla 35 milyar dolara yaklaştığını ve Türk üniversitelerinde on binlerce Afrikalı öğrencinin eğitim aldığını dile getirdi.

Yol Ağı Genişliyor, Turizmde Rekorlar Kırılıyor

Erdoğan, Türkiye'nin yol ağını genişletme hedeflerini de paylaştı. Mevcut 30 bin 49 kilometrelik yol ağını ilk etapta 31 bin 250 kilometreye, ardından 38 bin kilometreye çıkarmayı planladıklarını açıkladı. Yolsuzluklarla mücadele ederek millet için yeni yollar inşa etmeye devam edeceklerini belirtti. Küresel belirsizliklerin arttığı 2025 yılını enflasyon, ihracat ve diğer temel ekonomik göstergelerde umut verici bir şekilde kapattıklarını söyledi. Özellikle turizmdeki başarıya dikkat çeken Erdoğan, 2025'te turizm gelirinin yüzde 6,8 artışla 65,2 milyar doları aştığını ve 64 milyar dolarlık hedefin üzerine çıkıldığını duyurdu. Kişi başı gecelik harcamada da rekor kırıldığını belirten Erdoğan, 2026 yılı için 68 milyar dolarlık turizm geliri hedeflediklerini açıkladı. Merkez Bankası rezervlerinin 215,6 milyar dolara ulaştığını ve bu gelişmelerin milleti sevindirdiğini ifade etti. Ekonomiye dair karamsarlık yayanlara karşı ülkenin bahtını karartmalarına izin vermeyeceklerini söyledi.

İmalat Sanayisine 100 Milyar Liralık Destek

İş dünyasına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üretenin ve istihdam sağlayanın yanında olduklarını yineledi. İmalat sanayisini güçlü bir şekilde desteklemeye devam edeceklerini vurguladı. 2026 yılında emek yoğun sektörlere yönelik İstihdam Koruma Programı kapsamında istihdam başına aylık destek verdiklerini hatırlattı. Şimdi ise imalat sanayi işletmelerinin finansmana erişimini kolaylaştıracak yeni bir müjdeyi paylaştı. Tüm imalat sanayi işletmelerine açık, 100 milyar lira büyüklüğünde, uygun koşullu bir finansman paketi devreye alacaklarını duyurdu. Bu paketin 6 ay anapara ödemesiz ve 36 aya kadar vade imkanı sunacağını, finansman maliyetlerinin piyasa şartlarının altında olacağını belirtti. İşletme başına 50 milyon liraya kadar kredi imkanı sunulacağını ve bu paketin kredi kefalet paketiyle de destekleneceğini ekledi. KOBİ'lerin teminat sorunu yaşamadan bu kredilere ulaşabileceğini ve istihdamını koruyan KOBİ'lere KOSGEB aracılığıyla 10 puan indirim imkanı sağlanacağını söyledi. Bu desteklerin imalat sanayisine finansmana erişim ve maliyet konusunda önemli bir kolaylık sağlayacağını ifade etti.

Suriye'deki Gelişmeler ve Kardeşlik Vurgusu

Suriye'nin Türkiye için köklü dini, kültürel, tarihi, ticari ve beşeri bağlara sahip olduğu bir kardeş ülke olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye'nin Suriye ile neden bu kadar yakından ilgilendiğini muhalefetin anlayamadığını söyledi. "Orta Doğu bataklığı", "bize ne Suriye'den" gibi söylemlerle Türkiye'nin güvenliğinin Suriye ile iç içe geçtiğini görmediklerini ifade etti. Suriye'deki gelişmeleri doğru okuyamayanların bugün de söylem üretmeye devam ettiğini belirtti. Son 3 haftada, özellikle ana muhalefet partisinin Suriye'deki hadiselere ideolojik taassupla baktığını ve yine başarısız olduğunu söyledi. Siyasi hesap yaparak kardeşlik sınavından sıfır çektiklerini dile getirdi. Türkiye'nin Suriye'ye her türlü insani yardımı yaparken ve gerilimi düşürmek için çabalarken, "Kürt düşmanı" gibi çirkin ifadelerle ülkeye iftira atıldığını söyledi. Bölgenin her karışında barıştan, huzurdan, istikrardan, uzlaşmadan ve toplumlararası kucaklaşmadan yana olduklarını vurguladı. Sınırların ötesinde yangın, çatışma veya savaş varsa, kendilerini güvende hissetmelerinin mümkün olmadığını bildiklerini belirtti. Suriye halkının tüm kesimlerinin barış içinde yaşadığı bir komşu görmek istediklerini ifade etti. Bütün mücadelelerinin önce Suriye'de, ardından diğer çatışma bölgelerinde bunun sağlanmasına yönelik olduğunu söyledi. Suriye'nin kuzeyinde kan dökülmeden, tek ordu, tek devlet, tek Suriye temelinde bir çözümün çok önemli olduğunu vurguladı. Suriye hükümetiyle SDG denilen yapı arasında varılan anlaşmaları bu zaviyeden değerlendirdiklerini belirtti. Son anlaşmalarla Suriye halkının önünde yeni bir sayfa açıldığını ve bu sayfanın çatışma ile değil, huzur, barış, kalkınma ve refahla doldurulmasını temenni ettiğini söyledi. Her kimin bunu dinamitlemeye teşebbüs ederse, açık ve net bir şekilde altında kalacağını ifade etti. İpe un serme, ayak direme, oyalama gibi ucuz hesaplara başvurulmadan anlaşmanın ruhuna uygun bir şekilde hayata geçirilmesini umduğunu belirtti. Türkiye'nin gerilime yatırım yapan tüm kan tüccarlarının karşısında kararlılıkla duracağını söyledi. Hangi kökenden, mezhepten, inançtan olursa olsun komşu olduklarını ve asırlardır burada olduklarını, kıyamete kadar da burada olacaklarını hatırlattı. Başları dara düştüğünde yine birbirlerinin kapısını çalacaklarını, zor günlerde başkalarına değil, yine birbirlerine sığınacaklarını söyledi. Atalarının "Sel gider, kum kalır" sözünün herkese ibret olması gerektiğini belirtti. Suriye'de de toz bulutu dağıldıktan, taşlar yerine oturduktan sonra yine birbirlerinin yüzüne bakacaklarını söyledi. Bu iklimin ve dayanışma ruhunun zedelenmesine fırsat vermemeleri gerektiğini vurguladı. Tüm vatandaşlardan ve sınırların ötesindeki tüm kardeşlerden bu konuda çok dikkatli olmalarını özellikle istedi. Kardeşi kardeşe kırdırmak isteyenleri, nefreti, öfkeyi, husumeti körükleyenleri, pusuda bekleyenleri, ellerini ovuşturanları, kardeşliği kundaklamaya çalışan fitne tüccarlarını aramalarına almayacaklarını söyledi. Kendi ikbalini Türk'ün, Kürt'ün, Arap'ın, Nusayri'nin izmihlaline bağlayan habis odakları aramalarına almayacaklarını ifade etti. Rabb'im kardeşliği daim ve kaim eylesin dile

İlgili Haberler