Gülben Ergen'e Sosyal Medya Paylaşımları Nedeniyle Soruşturma

Şarkıcı Gülben Ergen, İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde ölü bulunan Fatmanur Çelik ve 8 yaşındaki kızı Hifa İkra Şengüler'in ölümüyle ilgili sosyal medyada yaptığı paylaşımlar nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma kapsamında yarın ifade verecek. Ergen, polis ekiplerinin evine geldiğini duyurarak süreci kamuoyuyla paylaşmıştı.

Olayın Arka Planı ve Soruşturma Süreci

Fatmanur Çelik ve Kızının Ölümü

Fatmanur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler, 3 Mart'ta İstanbul'un Zeytinburnu sahilinde ölü bulundu. Bu trajik olayın ardından, ilgili davada tutuksuz yargılanan Ayhan Şengüler'e yönelik tepkiler artmıştı. Gülben Ergen de bu karara tepki gösteren ünlüler arasında yer alarak sosyal medya üzerinden paylaşımlarda bulunmuştu.

Halkı Yanıltıcı Bilgi Yayma Suçlaması

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Gülben Ergen'in bu paylaşımlarıyla halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu işlediği gerekçesiyle soruşturma başlattı. Ergen'in, soruşturma kapsamında 6 Nisan Pazartesi günü ifade vermesi bekleniyor.

Fatmanur Çelik'in Geçmişi ve Hukuki Mücadelesi

İstismar Davası ve Ölüm İddiaları

Hayatını kaybeden 30 yaşındaki Fatmanur Çelik'in, daha önce bir vakıf yöneticisi tarafından istismara uğradığı iddialarıyla ilgili bir davası olduğu ortaya çıktı. Bu davanın karar duruşmasının mayıs ayında görülmesi planlanıyordu. Çelik, daha önceki röportajlarında öldürülüp intihar süsü verilebileceği yönündeki endişelerini dile getirmişti. Avukatı Buse Naz Güneş de ölümün intihar olmadığını savunarak hukuki mücadelenin devam edeceğini belirtmişti.

Aile Bakanlığı'ndan Açıklama

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, olayla ilgili bir açıklama yaparak, ölen kız hakkında sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle bir koruma kararı bulunduğunu belirtti. Bakanlık, 2 Mart'ta anne ve çocuğun adreslerinde bulunamaması üzerine konunun adli makamlara bildirildiğini kaydetti. Bakanlık, bazı medya organlarının ve sivil toplum kuruluşlarının süreci çarpıtarak bakanlığın koruma girişimlerini "anne ile çocuğu ayırma çabası" olarak yansıtmasının gerçek dışı ve sorumsuz olduğunu vurguladı.

Çocuğun Üstün Yararı ve Tedavi Süreci

Bakanlık açıklamasında, öz babasının istismarına uğradığı iddia edilen çocuk hakkında İstanbul Anadolu 2. Çocuk Mahkemesi'nin kararıyla Sağlık ve Danışmanlık Tedbiri uygulandığı belirtildi. Çocuğun sağlık kontrollerinin düzenli yapılmadığının anlaşılması üzerine tedavi sürecinin aksamaması için çalışmalar yürütüldüğü, ancak annenin reddedici tutumları nedeniyle yönlendirmelere olumlu yanıt alınamadığı aktarıldı. Çocuğun 13 Şubat'ta özel bir vakıf hastanesine yatırıldığı ve tedavi sürecinin takip edildiği kaydedildi. Sağlık kurulu raporunda çocuğun yatılı psikiyatrik tedavisinin gerekli olabileceği belirtilmesine rağmen, annenin önerilen tedavi ve sevkleri kabul etmediği uzmanlarca bildirilmişti. Çocuğun sağlık durumunun risk altında olması nedeniyle 2 Mart'ta acil koruma kararı çıkartıldığı ve aynı gün adrese gidildiği ancak kimseye ulaşılamadığı bilgisi verildi. Akşam saatlerinde gelen ihbar üzerine anne ve çocuğun hayatını kaybettiği bilgisine ulaşıldığı belirtildi. Bakanlık, bu üzücü olay vesilesiyle tüm medya mensuplarını ve STK'ları bu tür konularda yetkililerin yönlendirmesi doğrultusunda hassas ve titiz davranmaya davet etti.

Gülben Ergen'in Geçmişteki İfadeleri

Sıla Bebek Olayı

Gülben Ergen daha önce de Tekirdağ'da istismar ve darp sonucu hayatını kaybeden iki aylık Sıla bebekle ilgili yaptığı paylaşımlar nedeniyle ifade vermişti. Bu durum, Ergen'in sosyal medya paylaşımları üzerinden kamuoyunu bilgilendirme veya tepki gösterme eğilimini gözler önüne seriyor. Bu tür hassas konularda yapılan paylaşımların hukuki sonuçları olabileceği bir kez daha ortaya çıkmış oldu. Konuyla ilgili daha fazla bilgi için Gülben Ergen'in Wikipedia sayfasını inceleyebilirsiniz.

Editör Notu: Ünlü şarkıcı Gülben Ergen'in, kamuoyunda büyük yankı uyandıran bir ölüm vakasıyla ilgili sosyal medya paylaşımları nedeniyle ifadeye çağrılması, ünlülerin toplumsal olaylara müdahil olma biçimleri ve bunun hukuki sonuçları üzerine önemli bir tartışma başlatıyor. Bu durum, dijital çağda bilginin yayılma hızı ve sorumluluğu konularını da gündeme getiriyor.

İlgili Haberler