İran-İsrail Geriliminde 22. Gün: Dimona Nükleer Santrali Vuruldu, Bölgede Tansiyon Yükseliyor

İran ve İsrail arasındaki çatışmaların 22. gününde tansiyon daha da yükseldi. İran, İsrail'in güneyindeki Arad kentine füze saldırısı düzenleyerek en az 50 kişinin yaralanmasına neden oldu. Bu saldırının ardından İsrail'in nükleer santralinin bulunduğu Dimona kenti de İran tarafından hedef alındı. Saldırılar, bölgedeki belirsizliği artırırken, uluslararası toplum gelişmeleri endişeyle takip ediyor.

İran'dan Arad ve Dimona'ya Eş Zamanlı Saldırılar

İran, İsrail'e yönelik saldırılarını artırarak sürdürüyor. İsrail'in güneyindeki Arad kentine düzenlenen füze saldırısında 50'den fazla kişinin yaralandığı bildirildi. Yaralıların durumunun kritik olduğu ve bölgeye tahliye helikopterlerinin sevk edildiği belirtildi. Bu saldırının hemen ardından, İran'ın bir diğer önemli hedefi ise İsrail'in nükleer santralinin bulunduğu Dimona kenti oldu. İran devlet televizyonu, saldırının, İran'daki nükleer tesise yönelik saldırıya bir yanıt olduğunu duyurdu. Saldırı sonucunda Dimona'da bir binanın çöktüğü ve 51 kişinin yaralandığı İsrail basını tarafından aktarıldı. İsrail ordusu, hava savunma sisteminin devreye girmesine rağmen füzenin engellenemediğini ve bu durumla ilgili bir soruşturma başlatılacağını açıkladı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ise kentteki nükleer araştırma merkezinin hasar aldığına dair bir bilgi almadıklarını belirtti.

İsrail Genelkurmayı: "Yolun Yarısına Geldik"

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ABD ile birlikte İran'a düzenledikleri saldırılarda "yolu yarıladıklarını" ifade etti. Zamir, yayımladığı video mesajda, İran ve Lübnan'a karşı yürütülen operasyonların yanı sıra İngiltere ve ABD'nin Hint Okyanusu'ndaki ortak üssü Diego Garcia'yı hedef alan füze saldırısına da değindi. İran'a 22 gündür devam eden saldırılarda önemli bir aşamaya geldiklerini belirten Zamir, Yahudilerin Hamursuz Bayramı süresince de saldırıların süreceğini söyledi. İran yönetimine ciddi zarar verdiklerini ve bunun stratejik, askeri ve ekonomik bir başarıya dönüşmek üzere olduğunu iddia etti.

Bölgesel Gelişmeler ve Diplomatik Hareketlilik

Saldırılar sadece İran ve İsrail ile sınırlı kalmadı. Irak'ın başkenti Bağdat'ta art arda patlama sesleri duyuldu. Uluslararası Bağdat Havalimanı yakınındaki Victoria Üssü ve ABD Büyükelçiliği'ne ait lojistik destek birimi İHA ile hedef alındı. Ayrıca Bağdat'ın Seyidiye semtinde bir eve füze düştüğü ve ciddi hasar meydana geldiği bildirildi. Bu gelişmelerin yanı sıra, Suudi Arabistan, İran'ın Riyad Büyükelçiliğindeki 5 diplomatı "istenmeyen kişi" ilan ederek 24 saat içinde ülkeden ayrılmalarını istedi. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nden yapılan açıklamada ise İngiltere'nin Kıbrıs'taki üslerinin herhangi bir saldırı amaçlı askeri operasyon için kullanılmayacağı vurgulandı.

İran'dan Gelen Açıklamalar ve Tehditler

İran Devrim Muhafızları, donanmalarının BAE'deki El Minhad Hava Üssü ile Kuveyt'teki El Salim hava Üssü'ne füze ve drone saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu. İran medyası, ABD-İsrail saldırılarında Buşehr kentinde yolcu terminalinin ve Hark Adası'ndaki boş yolcu gemisinin isabet aldığını bildirdi. Yarı resmi Tesnim Haber Ajansı'na göre, İranlı askeri bir yetkili, ABD'nin Hark Adası'na yönelik olası bir saldırıda "Kızıldeniz ile Babulmendep Boğazı'nda güvensizliğin direniş cephesi için bir seçenek haline geleceğini" belirtti. Bu durumun ABD aleyhine daha ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuldu.

ABD ve İsrail'den Karşılıklı Açıklamalar

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM, devam eden çatışmalara ilişkin açıklamasında, ABD'nin İran üzerinde 8 binden fazla sorti uçuş gerçekleştirdiğini ve İran'a ait 130'dan fazla geminin vurulduğunu belirtti. İran'ın Hürmüz Boğazı kıyısındaki yeraltı depolarının vurulduğunu ve boğazdaki gemilere yönelik tehditlerin zayıflatıldığını ifade etti. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz ise gelecek hafta ABD ile birlikte İran'a düzenledikleri saldırıları önemli ölçüde yoğunlaştıracaklarını açıkladı. Katz, İran'ın askeri komuta kademesini ve stratejik noktaları vurmaya devam edeceklerini ve İsrail ile ABD çıkarlarına yönelik her türlü "güvenlik tehdidini" ortadan kaldırana kadar saldırıları sürdürecekleri tehdidinde bulundu.

Uluslararası Tepkiler ve Ekonomik Etkiler

Hindistan Başbakanı Modi, bölgesel istikrarı tehdit eden ve küresel tedarik zincirlerini bozan saldırıları kınadığını belirtti. Modi, İran Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmede seyrüsefer özgürlüğünün korunmasının önemine vurgu yaptı. Rusya Devlet Başkanı Putin, Nevruz nedeniyle İran'a tebrik mesajı göndererek Moskova'nın Tahran'ın dostu ve ortağı olmaya devam ettiğini söyledi. Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, İran ile bir "ateşkes yapmak istemediğini" ifade etti. Trump yönetimi, yükselen enerji maliyetlerini düşürmek amacıyla denizdeki İran petrolünün 30 günlük satışına yönelik yaptırımları askıya aldı. Bu kararın, Kasım ayındaki ara seçimler öncesinde artan petrol fiyatlarının ABD'li tüketicilere ve işletmelere zarar vermesinden duyulan endişe nedeniyle alındığı belirtildi. Uzmanlar, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık beşte birini engellediğini ve boğaz gemi trafiğine açılmadığı sürece atılan adımların kalıcı bir etki yaratmayacağını savunuyor.

İran'dan Komşulara Barış Çağrısı

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, komşularına seslenerek "İslam milletlerine ve sevgili komşularımıza; sizler kardeşlerimizsiniz ve sizinle çatışma niyetimiz yoktur. Anlaşmazlıklarımızdan tek kazançlı çıkan Siyonist yapıdır." ifadelerini kullandı. Bu açıklama, bölgedeki gerilimin tırmandığı bir dönemde dikkat çekici bir barış mesajı olarak değerlendirildi.

Bu çatışmaların bölge üzerindeki etkileri ve uluslararası ilişkilerdeki yansımaları yakından takip edilmeye devam edecektir. Özellikle nükleer santralin hedef alınması, durumun ciddiyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Nükleer enerjinin güvenliği ve bölgedeki istikrarın sağlanması, önümüzdeki süreçte en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek.

Editör Notu: İran ve İsrail arasındaki çatışmaların 22. gününde nükleer santralin hedef alınması, bölgedeki gerilimin ne denli tehlikeli bir boyuta ulaştığını gösteriyor. Bu durum, uluslararası toplumun daha aktif bir rol üstlenmesi gerektiğini vurguluyor.

İlgili Haberler