İran'da iki haftayı aşkın süredir devam eden protesto gösterilerinde tansiyon yükselmeye devam ediyor. Gösterilerin 16. gününde, rejim yanlısı binlerce kişi başkent Tahran ve ülkenin çeşitli bölgelerinde toplandı. Protestocular, İsrail ve ABD'yi olaylardan sorumlu tutarak "İsrail'e ölüm" sloganları attı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bafher Galiban, yaptığı konuşmada, "Teröristlere karşı savaş halindeyiz" dedi ve İran'a yönelik yeni bir saldırı olması halinde ABD Başkanı Donald Trump'a unutamayacağı bir ders verecekleri tehdidinde bulundu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ise 8 Ocak'tan bu yana kesik olan internet erişiminin güvenlik birimlerinin koordinasyonuyla yeniden sağlanacağını belirtti. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri müdahale tehdidi hakkında, "İran savaş arayışında değildir ancak savaşa tamamen hazırdır," diyerek ülkesinin karşılıklı saygı temelinde müzakerelere hazır olduğunu ifade etti.
Artan Ölü Sayısı ve Yıkım
Ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan protesto gösterilerinde bilanço giderek ağırlaşıyor. İran İnsan Hakları Örgütü, hayatını kaybedenlerin sayısının 500'ü aştığını duyurdu. Hayatını kaybedenler arasında çok sayıda güvenlik gücü mensubunun da bulunduğu bildirildi. Bu durum, ülkedeki gerilimin ne kadar derinleştiğini gözler önüne seriyor.
Reşt Kentinde Büyük Yıkım
İran devlet televizyonu, Gilan eyaletine bağlı Reşt kentindeki gösterilerde 300'den fazla dükkanın ateşe verildiğini bildirdi. Bazı dükkanlarda hala itfaiye ekipleri soğutma çalışması yaparken, bölgede inceleme yapan Gilan Valisi Hadi Hakşinas, Reşt Çarşısı'nı yeniden ayağa kaldıracaklarını söyledi. Bu olaylar, protestoların sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik bir boyutu da olduğunu gösteriyor.
ABD'den Gözdağı ve Diplomatik Mesajlar
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanmaktan çekinmediğini ancak diplomasiyi tercih ettiğini belirtti. İran'daki gösterileri yakından takip ettiklerini kaydeden Leavitt, ABD Başkanı Trump'ın bu konuda tüm seçenekleri masada tuttuğuna işaret etti. Leavitt, "Başkan Trump'ın çok iyi olduğu bir şey, her zaman tüm seçeneklerini masada tutmaktır. Hava saldırıları, başkomutan için masada bulunan seçeneklerden biridir, ancak diplomasi her zaman başkanın ilk tercihidir," değerlendirmesini yaptı. İran yönetimiyle görüşmeler yaptıklarını aktaran Leavitt, "İran rejiminin kamuoyuna yaptığı açıklamalar, yönetimin özel olarak aldığı mesajlardan oldukça farklı. Ancak Başkan, gerekli gördüğü takdirde askeri seçenekleri kullanmaktan çekinmediğini gösterdi ve bunu İran'dan daha iyi bilen kimse yok," ifadelerini kullandı.
İran'ın Müzakereye Açıklığı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkesinin karşılıklı saygı temelinde müzakerelere hazır olduğunu yineledi. Bu açıklama, gerilimin tırmandığı bir dönemde diplomatik bir çözüm arayışının da devam ettiğini gösteriyor. Ancak ABD'nin sert tutumu, müzakerelerin seyrini etkileyebilir.
Protestoların Kökeni ve Etkileri
İran'daki protestolar, 28 Aralık 2025'te ülkedeki yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlar nedeniyle Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı eylemlerle başlamıştı. Gösteriler kısa sürede ülkenin birçok kentine yayıldı. Gösterilerde ölen ya da yaralananlara ilişkin resmi açıklama yapılmazken, İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA), 11 Ocak'ta yayımladığı raporda, 37'si emniyet görevlisi ve biri savcı, 8'i çocuk olmak üzere 544 kişinin hayatını kaybettiğini, 10 bin 681 kişinin de gözaltına alındığını bildirmişti. Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, protestocuların kamu ve özel mülklere geniş çaplı zarar verdiğini açıklamış, belediye otobüsleri, itfaiye araçları, 42 kamu aracı, 24 ev, 25 cami, 2 hastane ve 26 bankanın tahrip edildiğini söylemişti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise ülke genelindeki gösterilerde 80 ambulans ve 53 caminin yakıldığını duyurmuştu.
Trump'ın Tehditleri ve Müzakere İhtimalleri
ABD Başkanı Trump, daha önce İran'ın kırmızı çizgisini "aşmaya başladığını" belirterek, Tahran yönetimine karşı "ne zaman, nerede veya nasıl hareket edecekleri" konusunda yorum yapmayacağını ifade etmişti. İran'daki protestolarla ilgili "saat başı" rapor aldığını belirten Trump, İranlı yöneticilerle ilgili, "Onlar lider değiller. Şiddet yoluyla yönetiyorlar. Bunu çok ciddiye alıyoruz. Ordu da bunu inceliyor ve masada çok güçlü seçeneklerimiz var," diye konuşmuştu. İran'ın ABD ile iletişime geçtiği ve nükleer bir anlaşma müzakere etmeyi teklif ettiği yönündeki iddialara da değinen Trump, "Onlarla görüşebiliriz. Bir görüşme ayarlanıyor. Ancak yaşananlar (ülkedeki gösteriler) nedeniyle görüşmeden önce harekete geçmemiz gerekebilir," şeklinde konuşmuştu. Bu durum, hem ABD'nin hem de İran'ın karmaşık bir diplomatik süreçten geçtiğini gösteriyor.