İzmir'de iki kişinin hayatını kaybettiği trajik elektrik akımı faciasıyla ilgili olarak mahkeme, kararın gerekçesini detaylandırdı. İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından açıklanan gerekçeli kararda, yeraltı elektrik kablolarının projedeki derinlikte döşenmemesi, olayın yaşanmasındaki temel nedenlerden biri olarak gösterildi. Eğer kablolar projede belirtilen 70 santimetre derinlikte olsaydı, bu elim kazanın meydana gelmeyeceği vurgulandı.
Facianın Kök Nedenleri ve Kusur Analizi
GDZ Elektrik Mühendisinden Kritik Uyarı ve Önlem Eksikliği
Olayda 2. derece asli kusurlu bulunan sanık Abdülkadir Satık'ın, GDZ Elektrik'te operasyon takım mühendisi olarak görev yaptığı sırada, 9 Ocak 2024 tarihinde sistem içi haberleşme yazılımına kritik bir uyarı düştüğü ortaya çıktı. Satık, "yerden geçen kablolardan duman çıkmakta, mazgala giderse elektrik çarpması oluşabilir" şeklinde bir bilgi paylaşımında bulunmuştu. Ancak bu uyarıya rağmen yeterli önlemin alınmaması, facianın gelişiminde önemli bir rol oynadı.
İZSU'nun Rolü ve Kablo Hasarı
Kararda, İZSU'nun 3 ve 4 Ocak 2024 tarihlerinde gerçekleştirdiği yağmur suyu rögarlarının montaj çalışmaları sırasında elektrik kablolarına zarar verdiği belirtildi. GDZ Elektrik'in ise bu hasar gören kablolarda benzer bir durumun tekrar yaşanmaması adına herhangi bir önleyici tedbir almadığı ifade edildi. Kurumların, bu riski ortadan kaldıracak veya kabul edilebilir bir seviyeye indirecek bir çalışma yürütmediği de kararda yer aldı.
Rögarların Bakımsızlığı ve Kaçak Akım
İZSU tarafından teslim alınan yağmur suyu ızgaralarının bakımının yetersizliği nedeniyle pislik ve çamurla dolduğu, çökmüş olan rögarların baskısıyla hasar gören ve kaçak akım oluşan kabloyla temasın meydana geldiği kaydedildi. Bu durum, olayın tetiklenmesinde kritik bir faktör olarak öne çıktı.
Bilinçli Taksir ve Basit Taksir Ayrımı
1. ve 2. Dereceden Kusurlular: Bilinçli Taksir
Kararda, olayın yaşanmasında 1. ve 2. dereceden kusurlu bulunan sanıkların, meydana gelebilecek sonucu öngörmelerine rağmen, şansa veya başka etkenlere güvenerek, hatta kendi bilgi ve becerilerine inanarak sonucun gerçekleşmeyeceği düşüncesiyle hareket ettikleri belirtildi. Bu durum, sanıklar hakkında bilinçli taksir unsurlarının oluştuğu şeklinde yorumlandı.
3. ve 4. Dereceden Kusurlular: Basit Taksir
Öte yandan, 3. ve 4. dereceden kusurlu bulunan sanıkların ise öngörülebilir bir sonucu, objektif özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek gerçekleştirdikleri ifade edildi. Bu nedenle, bu sanıklar hakkında basit taksirle suç işledikleri kanaatine varıldı. Fiilin ağırlığı ve sanıkların kusur dereceleri dikkate alınarak, ceza tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak kademeli bir uygulama yapıldığı bilgisi paylaşıldı.
Bu karar, benzer olayların yaşanmaması adına altyapı güvenliği ve kurumlar arası koordinasyonun ne kadar hayati önem taşıdığını bir kez daha gözler önüne serdi. Elektrik güvenliği konusunda alınması gereken önlemler ve sorumlulukların net bir şekilde ortaya konulması, gelecekteki trajedilerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor. Bu tür olaylar, sadece hukuki sonuçlar doğurmakla kalmayıp, aynı zamanda toplumun genel güvenlik bilincini de artırmaktadır. Detaylı bilgi için elektrik çarpması hakkında Wikipedia'dan bilgi alabilirsiniz.