Gezi Parkı olaylarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, menajer Ayşe Barım hakkında savcılık mütalaasını açıkladı. Barım'ın, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs" suçuna yardım ettiği gerekçesiyle ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Bu talep, davanın seyrini değiştirebilecek önemli bir gelişme olarak öne çıkıyor.
Savcılık Mütalaası ve Ağırlaştırılmış Müebbet Talebi
Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Mütalaada, menajer Ayşe Barım'ın Gezi Parkı olayları sırasında "Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüse yardım etme" suçunu işlediği belirtildi. Bu kapsamda, savcılık Barım için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.
Dava Süreci ve Tahliye
Ayşe Barım, daha önce "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüsüne yardım" suçundan 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyordu. Davanın ikinci duruşmasında, 1 Ekim 2025 tarihinde tutuklu bulunduğu cezaevinden tahliye edildi. Tahliye kararı, yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsi gibi adli kontrol şartlarına bağlandı.
Ancak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 3 Ekim'de bu tahliye kararına itiraz etti. İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nin itirazı reddetmesi üzerine dosya, bir üst mahkeme olan İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi'ne taşındı. Üst mahkeme, yapılan itirazı kabul ederek Ayşe Barım'ın yeniden tutuklanmasına karar verdi.
Adli Tıp Kurumu Raporu ve Sağlık Durumu
Barım'ın yeniden tutuklanması kararının ardından hastaneye kaldırıldığı ve Adli Tıp Kurumu tarafından bir rapor hazırlandığı öğrenildi. 22 Ekim 2025 tarihli raporda, Barım'ın tedavisinin hastane şartlarında devam etmesi gerektiği ve cezaevi koşullarında kalmasının uygun olmadığı belirtildi. Raporda ayrıca, bir ay sonra yapılacak tetkikler sonucunda durumunun yeniden değerlendirilmesi için Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi gerektiği ifade edildi.
Soruşturmanın Detayları ve Diğer İddialar
Ayşe Barım hakkındaki soruşturma, sektörde tekelleşmeye neden olduğu iddialarıyla da gündeme gelmişti. Gezi Parkı olaylarına iştirak ettiği iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında, Barım'ın "danışılan ve onayı alınan kişi olarak tespit edildiği" gerekçesiyle 27 Ocak'ta tutuklandığı belirtildi.
Barım'ın HTS kayıtlarına göre, Gezi Parkı olaylarının başladığı ve yoğunlaştığı günlerde, oyuncu Çiğdem Mater Utku ile 2013-2014 yılları arasında 14 kez görüştüğü tespit edildi. Ayrıca, Mehmet Ali Alabora ile ilk görüşmelerinin de Gezi Parkı olaylarının başlangıç tarihine denk geldiği aktarıldı.
Bu soruşturma kapsamında, tanıklardan oyuncular Halit Ergenç ve Rıza Kocaoğlu'nun, olayların faillerinden Alabora ile olaylar sürecinde irtibatları olduğu tespit edilmesine rağmen irtibatlı olmadıklarına dair beyanda bulunmaları nedeniyle "Yalan tanıklık" suçundan ayrıca soruşturma başlatıldığı da biliniyor.
Bu dava, Gezi Parkı olaylarına katılan veya destek verdiği iddia edilen kişilere yönelik hukuki sürecin ne kadar karmaşık ve uzun soluklu olabileceğini gözler önüne seriyor. Mahkemenin nihai kararının ne olacağı merakla bekleniyor.
Gezi Parkı olayları, Türkiye'nin yakın siyasi tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur. Bu olayların hukuki sonuçları, uzun yıllar boyunca tartışılmaya devam edecektir. Olayların tarihsel arka planı ve etkileri hakkında daha fazla bilgi edinmek mümkündür.