AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarını değerlendirdi. Çelik, saldırıların hukuki bir temeli olmadığını ve savaşın vahşetini vurguladı. Bu saldırıların dünya düzenini sarstığını belirten Çelik, Türkiye'nin barıştan yana olduğunu ancak kendini korumaya hazır olduğunu ifade etti. İran'da yeni dini liderin seçilmesi ve Türkiye'ye yönelen füzenin imhası gibi konular da gündeme geldi.
Saldırıların Hukuki Temeli Yok
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, NTV canlı yayınında yaptığı açıklamalarda, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının hiçbir hukuki temeli olmadığını dile getirdi. Çelik, bu saldırıların bilinen siyasi tarihin en korkunç savaşlarından biri olduğunu belirtti. Savaşın vahşeti, başlama şekli ve doğuracağı sonuçlar açısından endişe verici olduğunu söyledi. Diplomasi masası kurulmuşken gerçekleşen bu saldırıların, düzen kavramını ortadan kaldırdığını vurguladı.
Rejim Değişikliği İçin Saldırı Barbarlıktır
Çelik, bir ülkenin rejimini değiştirmek amacıyla saldırmanın barbarlık olduğunu söyledi. Kimsenin bir ülkeye rejimi için saldırmaya hakkı olmadığını belirten Çelik, İran halkının üzerine ateş yağdığını ve Tahran'daki rafinerinin vurularak halkın cezalandırıldığını ifade etti. Bu durumun dünya düzeni diye bir şey bırakmadığını sözlerine ekledi.
Türkiye Arabuluculukta Önemli Rol Oynayabilirdi
Ömer Çelik, arabuluculuk rolünün Türkiye'nin önderliğinde gerçekleşmesi durumunda bu tür olayların yaşanmayacağını savundu. Cumhurbaşkanının önderliğinde Türkiye'de bir masa kurulsa, bunun farklı bir ağırlığı olacağını belirtti. Kara harekatının sonuçlarının korkunç olabileceğini ve bunun Afganistan'da da denendiğini hatırlattı.
Bölgeyi Tehdit Eden Yaklaşımlar
Ömer Çelik, İsrail'in sınırlarını genişletme eğiliminde olduğunu ve bunun bölgeyi tehdit ettiğini söyledi. İsrail'in harita ve sınır değiştirmek gibi bir hakkı veya hukuku olamayacağını vurguladı. Türkiye'nin barışın tarafında olduğunu ancak kendini korumak için topyekün bir hazırlık içinde olduğunu belirtti. Türkiye'nin uzun zamandır bu tür tehditlere karşı hazır olduğunu ve cevabının Türkiye'nin gücü olduğunu ifade etti.
Savaş Dua ile Kutsanamaz
İran Savaşı'nın yedinci gününde Beyaz Saray'dan gelen ve Evanjelist din insanlarının ABD Başkanı Donald Trump'a dokunarak dua ettiği görüntülere değinen Çelik, "Savaş dua ile kutsanmaz. Savaşı destekleyen dini semboller işi başka yere götürdü." değerlendirmesinde bulundu. Bu tür yaklaşımların durumu daha da karmaşık hale getirdiğini ima etti.
İran'da Yeni Dini Lider ve Politika Değişikliği Beklentisi
İran'da Uzmanlar Meclisi'nin, ABD-İsrail saldırısında hayatını kaybeden dini lider Ayetullah Ali Hamaney'in oğlu Mücteba Hamaney'i yeni dini lider seçtiği bilgisine değinen Çelik, bu durumun radikal bir politika değişikliğine yol açmayacağını öngördü. İran'ın sistemini tanımanın önemini vurgulayan Çelik, dini liderin kim olduğundan ziyade sistemin işleyişinin politikaları belirleyeceğini söyledi. Eninde sonunda herkesin bu savaşın durması ve yeniden bir masa kurulması arayışında olacağını belirtti.
Türkiye'ye Yönelen Füze Neden Vuruldu?
Geçtiğimiz hafta İran'dan ateşlenip Irak ve Suriye üzerinden Türkiye'ye yöneldiği belirlenen bir füzenin havada etkisiz hale getirildiğini hatırlatan Çelik, bu füzenin Türk hava sahasını hedeflediği için vurulduğunu açıkladı. Hedefin güneyde olduğu değerlendirildiğini ve İran'ın Amerikan üslerini hedef aldığını söylediklerini belirtti. İran'da konsolide bir yaklaşım olmadığını ve Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan ile vekiller arasında çelişkiler olduğunu gözlemlediklerini ifade etti. Türkiye'nin kendisine yönelen hiçbir saldırıyı hiçbir gerekçeyle mazur görmeyeceğini vurguladı.
İran'daki Kürtler Bizim Kardeşimizdir
Ömer Çelik, İran'daki Kürtler ile terör örgütlerinin farklı olduğunu vurgulayarak, İran'daki Kürt kardeşleriyle terör örgütlerinin aynı olmadığını belirtti. Terör örgütlerinin Kürt grup olmadığını, terörist olduğunu söyledi. Kaostan sonuç çıkarmanın felaket olduğunu ve İran'ın toprak bütünlüğünü hedef alanların karşısında olduklarını ifade etti.
KKTC'ye F-16 Konuşlandırılması
Türkiye'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne (KKTC) altı adet F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemi gönderdiğini hatırlatan Çelik, bu adımın kimseyi hedef almadığını, sadece güvenlik için atıldığını söyledi. Doğu Akdeniz'deki durumun ortada olduğunu ve KKTC'nin güvenliğini düşünmek zorunda olduklarını belirtti. Rum tarafının Siyonist saldırganlıkla en yakın duran taraflardan biri olduğunu ve Rum Kesimi'nin İsrail ile yakın ilişkisinin utanç kaynağı olduğunu söyledi. Rum Kesimi ve Yunanistan'ın yaptıklarını ciddiye almadıklarını ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın Ekonomik Etkileri ve Önlemler
ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların, enerji ve tarım gibi dünya ticaretinin kilit noktalarından olan Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeleri etkilediğini ve söz konusu ürünlerin arz ve tedarikinde tıkanmaya neden olduğunu belirten Çelik, ekonomi yönetiminin basiretli davranıp savaştan önce koordine olduğunu söyledi. Dört konuya odaklandıklarını belirtti: güvenlik, ekonomi, yurt dışındaki vatandaşlar ve gıda güvenliği. Ekonomi alanında arkadaşlarının basiretli davrandığını ve ekonomi yönetiminin savaştan önce koordine olduğunu vurguladı.
ABD-İsrail Saldırıları ve Sonuçları
İsrail ve ABD'nin, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattığına dikkat çekildi. İran'ın da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdiği belirtildi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkilinin öldüğü ve İranlı yetkililere göre bin 332 kişinin hayatını kaybettiği bilgisi paylaşıldı. Bu durum, bölgedeki gerilimi daha da artırdı.