Türkiye'de milyonlarca araç sahibini yakından ilgilendiren zorunlu trafik sigortası düzenlemeleriyle ilgili son noktayı Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) koydu. Bazı basın organlarında yer alan ve hasarsızlık indiriminin araçtan bağımsız sürücüye bağlanacağı yönündeki yanlış bilgilere SEDDK'dan net bir yanıt geldi. Yeni uygulama, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek ve araç sahiplerinin haklarını daha iyi koruyacak.
Hasarsızlık İndirimi Uygulaması Yeniden Şekilleniyor
Daha önce bazı yayınlarda, zorunlu trafik sigortasında hasarsızlık indiriminin artık araçtan bağımsız olarak doğrudan sürücüye bağlanacağı ve ikinci bir araç alımında mevcut avantajlı basamağın korunacağı yönünde haberler çıkmıştı. Ancak SEDDK, bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığını belirterek mevcut durumu ve gelecek düzenlemeleri detaylandırdı.
SEDDK'nın açıklamasına göre, mevcut Karayolları Trafik Kanunu ve ilgili mevzuat gereği, motorlu taşıtların işletilmesinden doğan hukuki sorumluluk aracın işletenine ait. Bu nedenle zorunlu trafik sigortası poliçeleri de işleten adına düzenleniyor. Mevcut sistemde, bir kişinin birden fazla aracı olsa bile, poliçe düzenlenirken sürücülerin kişisel hasarsızlık durumları dikkate alınamıyor. Bu durum, birden fazla aracı olan vatandaşların sonraki poliçelerinin genellikle 4. basamaktan başlatılmasına yol açıyordu.
1 Ocak 2026'dan İtibaren Yeni Haklar
SEDDK, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemenin, araç sahiplerinin haklarını daha iyi koruyacağını vurguladı. Bu yeni uygulama ile birlikte, vatandaşlar araçlarını değiştirmeleri durumunda hasarsızlık indirimi haklarını yeni araçlarına kolayca aktarabilecekler. Özellikle, avantajlı basamakta bulunan bir aracın satışı yapılıp yerine yeni bir araç alındığında, mevcut avantajlı basamağın yeni araca aktarılması mümkün olacak.
Bu doğrultuda, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren avantajlı basamakta bulunan aracını satan sigortalılar, acentelerine veya sigorta şirketlerine başvurarak basamak düzeltmesi talep edebilecekler. Başvuruda bulunulmaması durumunda ise bu düzeltme, poliçenin yenileme döneminde sistem tarafından otomatik olarak gerçekleştirilecek. Bu kolaylık, sigorta poliçesi yenileme süreçlerini daha adil hale getirecek.
Aynı uygulama, dezavantajlı basamakta bulunan sigortalılar için de geçerli olacak. Bu, sigorta sisteminin daha şeffaf ve hakkaniyetli işlemesine katkı sağlayacak.
Sürücü Temelli Poliçe Çalışmaları Devam Ediyor
SEDDK, uzun süredir gündemde olan ve sürücülerin risk profiline göre sigorta primlerinin belirlenmesini amaçlayan sürücü temelli poliçe düzenlemesi çalışmalarının da titizlikle devam ettiğini bildirdi. Bu yeni sistemin, iyi sürücüler ile riskli sürücüler arasındaki ayrımı daha net ve adil bir şekilde ortaya koyması hedefleniyor.
Sigorta poliçelerinin, aracın işleteninden bağımsız olarak doğrudan sürücü temelli düzenlenebilmesine yönelik alternatif model çalışmaları, ilgili tüm paydaşlarla birlikte sürdürülüyor. Bu çalışmalar tamamlandığında, elde edilen sonuçlar ve düzenleme önerilerine ilişkin detaylar kamuoyu ile paylaşılacak. Bu gelişme, trafik güvenliğini artırma potansiyeli taşıyor.
Bu yeni düzenlemeler, araç sahiplerinin sigorta süreçlerini daha anlaşılır ve avantajlı hale getirmeyi amaçlıyor. Özellikle ikinci bir araç alımı veya araç değişikliği durumlarında yaşanan kafa karışıklıklarının giderilmesi hedefleniyor. Detaylı bilgi için SEDDK'nın resmi web sitesi incelenebilir.
Bu düzenlemeler, Türkiye'deki otomobil sahiplerinin mali yükümlülüklerini daha öngörülebilir hale getirecek. Bu adımlar, sigorta sektöründe şeffaflığı ve müşteri memnuniyetini artırma potansiyeli taşıyor.
Öte yandan, sürücü temelli poliçe çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte, daha iyi sürücülerin daha düşük primlerle ödüllendirilmesi ve riskli sürücülerin daha yüksek primlerle sigortalanması mümkün olacak. Bu durum, genel trafik güvenliğine de olumlu yansıyabilir.
SEDDK'nın bu net açıklaması, özellikle yıl sonu yaklaşırken araç sahiplerinin merakla beklediği konularda belirsizliği ortadan kaldırdı.
Bu gelişmeler, sigortacılık sektöründe önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Özellikle sürücü davranışlarının sigorta primlerine doğrudan yansıyacak olması, uzun vadede daha güvenli bir trafik ortamı yaratılmasına katkı sağlayabilir.