ABD Başkanı Donald Trump'ın ikinci döneminin ilk yılında, selefi Joe Biden'ın dört yıllık görev süresi boyunca gerçekleştirdiği yurt dışı askeri saldırı sayısını geride bıraktığı ortaya çıktı. Çatışma izleme kuruluşu ACLED'in verilerine göre, son 12 ayda ABD'nin tek taraflı operasyonları üç kıtaya yayılarak dikkat çekici bir artış gösterdi.
Trump Döneminde Askeri Harekatlarda Artış
ACLED tarafından yayımlanan ve Newsweek tarafından incelenen veriler, ABD'nin askeri operasyonlarının kapsamını gözler önüne seriyor. Bu dönemde gerçekleştirilen saldırılar, önceki başkanlık dönemlerine kıyasla önemli bir sıçrama yaptı.
Venezuela Operasyonu ve Uluslararası Hukuk Tartışmaları
ABD Savunma Bakanlığı'nın son dönemdeki en dikkat çekici güç kullanımı, Venezuela'da gerçekleşti. ABD, Karakas'taki kritik askeri tesisleri hedef alırken, özel kuvvetler Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini hızlı bir operasyonla gözaltına aldı. Bu operasyon, uluslararası hukukun ihlal edilmiş olabileceği yönünde eleştirilere neden oldu. Washington yönetimi, Maduro'yu uyuşturucu kaçakçılığı ile suçluyor.
"Barış Başkanı" Söylemi ve Artan Baskı
Trump'ın "barış başkanı" söylemiyle yürüttüğü kampanya, Küba ve İran gibi uzun süredir ABD'nin düşman olarak gördüğü ülkelere yönelik söylem ve baskıyı artırdı. Ayrıca Danimarka'ya da Grönland üzerindeki kontrolünü bırakması yönünde baskı uygulandı. Trump, uluslararası hukuku önemsemediğini ve yalnızca kendi ahlakına hesap verdiğini belirterek, bu konudaki tutumunu açıkça ortaya koydu.
Rakamlarla ABD'nin Askeri Faaliyetleri
20 Ocak 2025 ile 5 Ocak 2026 tarihleri arasında ABD, toplamda 573 hava ve İHA saldırısı gerçekleştirdi. Bu rakam, Joe Biden'ın dört yıllık görev süresi boyunca yapılan 494 saldırıdan daha fazladır. Koalisyon ortaklarıyla birlikte yapılan saldırılar da eklendiğinde, Trump'ın ilk yılındaki toplam saldırı sayısı 658'e ulaştı. Bu sayı, Biden'ın dört yıllık koalisyon saldırıları toplamı olan 694'e oldukça yaklaşıyor.
Saldırıların Coğrafi Dağılımı ve Kayıplar
Son bir yılda ABD saldırıları en az dokuz ülkede kayda geçti. Can kaybının kesin olarak belirlenmesi zor olsa da, Trump'ın ikinci yönetimi döneminde bin 93 ölüm tahmin ediliyor. Biden döneminde ise bin 518 ölüm kaydedilmişti. Ocak-Aralık döneminde ABD saldırılarının yüzde 80'inden fazlası, Yemen'deki Husilere yönelik oldu. Bu saldırılarda 530'dan fazla ölüm raporlandı.
"Önce Vur, Sonra Sor" Yaklaşımı
ACLED, Trump'ın ilk yılının "önce vur, sonra sor" yaklaşımını yansıttığını belirtti. Veriler, yönetimin hızlı ve yüksek etkili askeri gücü ilk seçenek olarak kullandığını ve önceki yıllara kıyasla daha az kısıtla hareket ettiğini gösteriyor. Bu durum, askeri strateji ve uluslararası ilişkiler açısından önemli sonuçlar doğurabilir.
Bu veriler, ABD'nin dış politikasında ve askeri müdahalelerinde önemli bir değişime işaret ediyor. Trump yönetiminin, önceki dönemlere kıyasla daha proaktif ve sert bir askeri duruş sergilediği görülüyor. Bu durumun bölgesel istikrar ve uluslararası ilişkiler üzerindeki etkileri yakından takip edilmelidir. ABD Ordusu'nun bu tür operasyonlardaki rolü ve uluslararası hukuka uyumu, gelecekte de tartışılmaya devam edecek önemli bir konu olarak öne çıkıyor.
Bu gelişmeler, küresel güvenlik dinamikleri ve ABD'nin uluslararası alandaki rolü hakkında önemli soruları gündeme getiriyor. Özellikle uluslararası hukukun üstünlüğü ve askeri güç kullanımının sınırları konusunda endişeler artıyor.