Tunç Soyer'den Mahkemeye Sunulan Bilirkişi Raporuna Tepki

Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, belediyeye yönelik yolsuzluk iddialarıyla ilgili devam eden davada mahkemeye sunulan yeni bilirkişi raporuna sert tepki gösterdi. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, Soyer ile birlikte eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 65 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, mağdur müştekiler ve avukatlar katıldı. İzleyiciler, güvenlik kontrollerinin ardından salona alındı.

Bilirkişi Raporu Tartışmaları

Mahkeme başkanı, bir önceki celsede talep edilen bilirkişi raporunun heyete ulaştığını bildirdi. Bu gelişme üzerine söz alan Tunç Soyer, yeni bilirkişi raporunun gereksiz olduğunu savundu. Soyer, mevcut Sayıştay ve MASAK raporlarının ortada olduğunu vurguladı. Bu raporlarda herhangi bir delil, menfaat sağlama, dolandırıcılık veya kamu zararı bulunmadığını belirtti.

Soyer: "Suçsuzluğumuz Ortada"

Tunç Soyer, yeni bilirkişi heyetinin ne bulacağını bilmediğini ifade etti. Yargılama süresince suçlamaları çürütecek pek çok beyan dinlendiğini söyledi. Soyer, ne bir suç ne de suç kastı olduğuna inanıyor. İki yıl süren soruşturma ve dokuz aydır devam eden yargılama sonucunda suçsuzluğunun kanıtlandığını düşündüğünü dile getirdi. Bu nedenle beraat talebinde bulundu.

Kaya'dan Şaşırtan Açıklama

Sanıklardan Heval Savaş Kaya da bilirkişi raporunun yeniden alınmasına itiraz etti. Kaya, mahkeme heyetinin kendisi hakkında beraat kararı vermesi durumunda bile bu kararı kabul etmeyeceğini şaşırtıcı bir şekilde ifade etti. Bu durum, davanın karmaşıklığını ve sanıkların psikolojik durumunu gözler önüne serdi.

Savcılık ve Mahkeme Heyetinin Kararı

Savunmalar ve taleplerin ardından cumhuriyet savcısı, önceki ara kararların uygulanmasını ve sanıkların mevcut adli kontrol tedbirlerinin devam etmesini talep etti. Mahkeme heyeti, bu talepleri değerlendirerek bilirkişi raporunun beklenmesine karar verdi. Ayrıca, sanıkların adli kontrol durumlarının devam etmesi ve dosyadaki eksikliklerin tamamlanması yönünde hüküm kurarak duruşmayı erteledi.

Soruşturma ve Yargı Sürecinin Detayları

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 1 Temmuz 2025'te İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON AŞ'de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine bir soruşturma başlatmıştı. Bu soruşturma kapsamında Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayanarak "ihaleye ve edimin ifasına fesat karıştırma" ve "nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarılmıştı. Şüphelilerin büyük bir kısmı İZBETON AŞ, çeşitli kooperatifler ve belediye personeli ile bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin sahibi ve çalışanlarından oluşuyordu. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun da aralarında bulunduğu 139 şüpheli gözaltına alınmıştı. Sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden 60'ı tutuklanırken, 58'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Geri kalan şüpheliler ise emniyetten veya savcılıktan serbest bırakıldı.

Üçüncü İddianame ve Cezalar

Tunç Soyer ve Şenol Aslanoğlu'nun da dahil olduğu 65 şüpheli hakkında, kooperatif işlerindeki yolsuzluk iddialarıyla ilgili olarak iştirak halinde ve zincirleme şekilde "kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak nitelikli dolandırıcılık", "tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık" ve bu suçlara teşebbüs suçlarından hazırlanan üçüncü iddianamede 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Bu iddianame İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Yargılama sürecinde, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON AŞ Genel Müdürü Heval Savaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 11 sanık tahliye edildi ve dosyada tutuklu sanık kalmadı. Bu durum, davanın seyrini değiştirebilecek önemli bir gelişmeydi. Davanın ilerleyen aşamalarında, adaletin tecellisi bekleniyor.

Bu dava, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve hesap verebilirlik konularını bir kez daha gündeme getiriyor. Bilirkişi raporlarının doğruluğu ve tarafsızlığı, yargı süreçlerinin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşıyor. Mahkemenin vereceği kararlar, hem ilgili kişilerin kaderini belirleyecek hem de benzer durumlarda emsal teşkil edecek.

Daha fazla bilgi için, yolsuzlukla mücadele ve kamu hukuku alanındaki gelişmeleri takip edebilirsiniz. Bu tür davalar, demokratik toplumların temel taşlarından biri olan hukukun üstünlüğünü pekiştirir. Yolsuzlukla mücadele, her zaman öncelikli bir konu olmuştur.

Editör Notu: Bu haber, yerel yönetimlerdeki şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını derinleştiriyor. Bilirkişi raporlarına yönelik tepkiler, yargı süreçlerinin karmaşıklığını ve kamuoyunun bu konudaki hassasiyetini ortaya koyuyor.

İlgili Haberler