Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yeni nesil haberleşme uydusu Türksat 7A için çalışmaların yıl sonuna kadar başlayacağını duyurdu. Bakan, uydunun tamamen yerli ve milli imkanlarla, Türk uzay endüstrisinin gücüyle üretileceğini vurguladı. Projenin 2030’da hizmete alınması hedefleniyor.
Türksat 7A’nın stratejik önemi
Üç ana faaliyet alanı
TÜRKSAT, sermayesi tamamen kamuya ait bir şirket olarak uydu, kablo ve dijital dönüşüm alanlarında faaliyet gösteriyor. Bu üç stratejik alan, ülkenin uzaydaki haklarını korurken dijital altyapısının güçlenmesine de katkı sağlıyor.
Mevcut uydu filosu
Bakan, tamamen Türk mühendisleri tarafından geliştirilen Türksat 6A ve yüksek yörüngede hizmet veren altı aktif haberleşme uydusuna sahip olduklarını belirtti. Bu filo, Türkiye’nin uzayda bağımsız bir konum elde etmesine zemin hazırlıyor.
Hedefler ve vizyon
Dünya sıralamasında ilk 10
Uraloğlu, uydu sektöründe Türkiye’nin her alanda dünya ilk 10’unda yer almayı amaçladığını söyledi. Asya’nın doğusundan Avrupa’nın batısına uzanan geniş coğrafyada hizmet vermek, nüfusun üçte ikisine ulaşmak anlamına geliyor.
Finansman ve protokol
19 Haziran 2025’te imzalanan protokolle, Türksat ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı arasında Türksat 7A projesine finansal destek sağlanması kararlaştırıldı. Bu destek, uydunun yapım sürecinde kritik bir rol oynayacak.
Beklenen teknik avantajlar
Yüksek veri kapasitesi
2030’da hizmete alınması planlanan uydu, daha yüksek veri kapasitesi ve geniş kapsama alanı sunacak. Esnek kaynak yönetimi sayesinde dijital dönüşüm projelerinin hız kazanması hedefleniyor.
Ulusal güvenlik ve ekonomik faydalar
Yerli üretim, uzaydaki yörünge haklarının ülke tapusu niteliği taşıması nedeniyle stratejik bir güvenlik unsuru. Ayrıca, milli teknolojiye dayalı üretim, uzun vadede dışa bağımlılığı azaltacak.