Erzurum'da, kendisini 'hoca' olarak tanıtan bir kişi, üfürükçülük ve medyumluk adı altında vatandaşları dolandırarak milyonlarca liralık servet edinmiş. Palandöken İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne gelen bir ihbar üzerine başlatılan soruşturma, şüphelinin büyü ve sahte tedavi vaatleriyle insanları kandırdığını ortaya çıkardı. Serdar Ç. (53) isimli şüpheli, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianameyle hakim karşısına çıkacak.
Soruşturma Nasıl Başladı?
30 Nisan 2025 tarihinde Palandöken İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne ulaşan bir ihbar, olayın fitilini ateşledi. İhbarcının, Yıldızkent semtinde Serdar isimli bir kişinin üfürükçülük ve medyumluk kisvesi altında para topladığı yönündeki iddiası üzerine derhal harekete geçildi. Emniyet güçleri, şüphelinin faaliyetlerini detaylı bir şekilde incelemeye aldı. Bu süreçte, şüphelinin GSM hattına mahkeme kararıyla üç ay süreyle iletişim dinleme ve kayıt altına alma tedbiri uygulandı. Bu dinlemeler sonucunda, ihbarı doğrulayan ve suç teşkil eden tam 76 görüşme tespit edildi.
Milyonlarca Liralık Altın Alımı
Hazırlanan iddianamede, Serdar Ç.'nin banka hesap hareketleri mercek altına alındı. 1 Ocak ile 20 Ekim 2025 tarihleri arasındaki incelemelerde, şüphelinin üç farklı hesabına toplamda 204 kişiden 308 işlemle 2 milyon 939 bin 157 lira ve 5 bin 100 euro para girişi olduğu belirlendi. Daha da dikkat çekici olanı, şüphelinin eşi A.Ç.'nin hesabına da aylık ve kira ödemeleri adı altında 39 işlemle 546 bin 380 lira aktarıldığı saptandı. Bu paraların büyük bir kısmıyla, tam 41 farklı işlemde 2 milyon 383 bin 335 liralık altın satın alındığı ortaya çıktı. İddianamede, bu durumun paranın finansal izini kaybettirme çabası olarak değerlendirildiği vurgulandı.
Dolandırıcılık Yöntemleri ve Kargo Sürprizi
Şüphelinin, mağdurlardan topladığı paraların açıklama kısımlarına "kurban bedeli, adak, zekat, hocam teşekkür ederiz, fitre, bağış" gibi dini ve hayırseverlik ifadeleri yazdırdığı görüldü. Bu durum, dolandırıcılık yönteminin ne kadar ustaca planlandığını gözler önüne seriyor. İddianamede ayrıca, Serdar Ç. ve eşinin bu suç gelirleriyle toplamda 13 taşınmaz malvarlığı ve iki araç edindiği de tespitler arasında yer aldı. Şüphelinin, dolandırıcılık eylemini pekiştirmek amacıyla kargo yoluyla "ayet ve dua" gönderdiği, bunların sorunları çözeceği yönünde telkinlerde bulunduğu ve bilimsel dayanağı olmayan ritüellerle mağdurları manipüle ettiği belirtildi. Evinde ve arabasında yapılan aramalarda ise 74 bin 700 lira nakit para ve önemli miktarda altın takı ele geçirildi.
"Kurban Kesimi" Adı Altında Para Toplama
Mağdurların ifadelerine göre, Serdar Ç. kendilerine "kurban kesimi" adı altında yüksek meblağlar gönderterek dolandırıcılık yapmış. Tüm soruşturma boyunca elde edilen ihbarlar, iletişim kayıtları, mağdur beyanları, hesap hareketleri ve kargo kayıtları bir bütün olarak değerlendirildi. İddianamede, şüphelinin kendisini 'hoca', 'manevi rehber' ve 'manevi otorite' olarak konumlandırdığı, dini inanç ve duyguları istismar ederek sözde 'sihir bozma, nazarı kaldırma, kurban kesme, ayet yazma' gibi gerçeğe aykırı yöntemlerle menfaat temin ettiği belirtildi. Türkiye'nin farklı illerinde ikamet eden kişilere yoğun kargo göndermesinin, görüşmelerde geçen 'ayet/dua gönderme, suya karıştırıp içme, evine asma' gibi ritüellerle birebir örtüştüğü de vurgulandı. Bu yöntemlerle elde edilen paraların büyük bölümünün altına çevrilerek kayıt dışına çıkarıldığı ve finansal izinin kaybettirilmeye çalışıldığına dikkat çekildi. Bu tür dolandırıcılık yöntemleri hakkında daha fazla bilgi için dolandırıcılık konusundaki Wikipedia sayfasını inceleyebilirsiniz.
İstenen Cezalar Ağır
Hazırlanan iddianamede, Serdar Ç.'nin 32 mağdura yönelik eylemleri nedeniyle "Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan 128 yıldan 320 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılması talep ediliyor. Ayrıca, 4 mağdura yönelik eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesiyle aynı suçtan 4 yıldan 30 yıla kadar hapis ve adli para cezası isteniyor. Bu dava, dini duyguları istismar eden dolandırıcılık vakalarının ne kadar ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.