Fransa'nın başkenti Paris'te, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ardından Ukrayna'ya uluslararası bir gücün konuşlandırılmasına yönelik önemli bir adım atıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ev sahipliğinde düzenlenen zirvede, 35 ülkeden yetkililer bir araya geldi. Zirvenin en dikkat çekici sonucu, ateşkes sonrası Ukrayna'ya konuşlandırılacak uluslararası güç için niyet bildirgesinin imzalanması oldu. Bu kapsamda, 100 bin kişilik bir gönüllü ordunun oluşturulması da gündeme geldi.
Paris Zirvesi ve Uluslararası Güç Planı
Paris'teki Elysee Sarayı'nda gerçekleşen zirve, Ukrayna'nın geleceğine yönelik uluslararası iş birliğinin pekiştirilmesi amacını taşıyordu. Zirveye, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner gibi önemli isimler katıldı. Türkiye'yi ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti.
Niyet Bildirgesi ve Güvenlik Garantileri
Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda ateşkes sağlandıktan sonra Ukrayna'ya konuşlandırılacak uluslararası güçle ilgiliydi. Bu konuda Fransa, İngiltere ve Ukrayna arasında bir niyet bildirgesi imzalandı. Bu bildirge, savaş sonrası barışın sürdürülebilirliğini sağlamak ve Ukrayna'nın güvenliğini teminat altına almak için atılan somut bir adım olarak değerlendiriliyor.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron, zirve sonrası yaptığı açıklamada, Paris'teki toplantının Ukrayna'da sağlam ve kalıcı bir barış için önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Macron, imzalanan bildirgenin, güvenlik garantilerinin tüm unsurlarını detaylandırdığını belirtti. Ayrıca, ABD'nin koordinasyonunda genelkurmay başkanlarının bu konuda bir rapor hazırladığını ve ABD, Ukrayna ve Gönüllüler Koalisyonu arasında operasyonel iş birliğini sağlamak amacıyla bir koordinasyon birimi kurulmasına karar verildiğini ekledi.
100 Bin Kişilik Gönüllü Ordu ve Türkiye'nin Rolü
Macron, zirvede 100 bin kişilik bir gönüllü ordunun oluşturulması planından da bahsetti. Bu gücün, havada, denizde ve karada konuşlandırılacağını belirtti. Bu adımın temel amacının, ateşkesin güvence altına alınması olduğunu söyledi. Macron, özellikle deniz alanında Türkiye'nin rolünün önemini vurgulayarak, ülkenin bu sorumluluğu üstlendiğini ifade etti.
Ukrayna'yı Rusya'nın olası yeni saldırılarına karşı korumak için koalisyonun taahhütlerini yasal zemine taşıma konusunda anlaşıldığını belirten Macron, Ukrayna'nın yeniden inşası için de desteklerin süreceğini sözlerine ekledi. Bu güvenlik garantilerinin sadece Ukrayna için değil, Avrupa kıtası için de geçerli olduğunu vurguladı.
Zelenski'den Destek ve Somut Adımlar
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, zirveye katılan 27 ülke liderinin bir araya gelmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. İngiltere, Fransa ve Ukrayna arasında imzalanan anlaşmayı, "Avrupa ülkelerinin ve koalisyonun küresel güvenlik için çalışma isteğinin güçlü bir işareti" olarak nitelendirdi. Zelenski, koalisyonun sadece sözlerden ibaret olmayan, somut içeriklere sahip belgelere sahip olmasının önemini vurguladı.
Anlaşma kapsamında hangi ülkelerin hangi alanlarda güvenlik garantisi sağlayacağının belirlendiğini kaydeden Zelenski, barış ihlallerini önleyecek bir izleme mekanizması kurulması için ABD ile verimli görüşmeler yaptıklarını ve ABD'nin bu konuda çalışmaya hazır olduğunu belirtti. Ayrıca, Fransa, İngiltere ve Ukrayna ordularının, kuvvetlerin konuşlandırılması, asker sayıları ve ihtiyaç duyulan silahlar konusunda ayrıntılı bir çalışma yürüttüğünü de ekledi.
ABD'den Barış Vurgusu
ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ukrayna'da barış istediğini yineleyerek, bu barışı sağlamak için ellerinden geleni yapmaya kararlı olduklarını söyledi. Witkoff, güvenlik protokollerinin büyük ölçüde tamamlandığını ve bu tür çatışmalardan sonra imzalanabilecek en "sağlam" anlaşmalardan birini tamamlama noktasına çok yakın olduklarını değerlendirdi. Bu gelişmeler, uluslararası toplumun Ukrayna'daki barış sürecine verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.