Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve kamuoyunda "Yenidoğan Çetesi" olarak bilinen davada, bazı sanıkların savunmalarının alınmasının ardından duruşma yarına ertelendi. Duruşmada, ölü doğan bebeklerle ilgili ihmal iddiaları mercek altına alınırken, sanık doktorlar suçlamaları reddetti.
Sanıkların Savunmaları ve Yeni İddianameler
Adliyenin konferans salonunda gerçekleştirilen duruşmaya, bazı tutuksuz sanıklar, müşteki ve avukatlar fiziken katılırken, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla bağlantı kurdu. Mahkeme başkanı, sanıklar Ali Aksu ve Gökhan Göziş hakkında usulsüz fatura kesme ve SGK'yı zarara uğratma suçlamalarıyla yeni bir iddianame hazırlandığını ve bu dosyanın mevcut davayla birleştirildiğini bildirdi. Ayrıca, Dursun Eryılmaz, Hasan Basri Gök, Hilda Keykubad, İbrahim Oktay, Zeki Ötünç, Serenay Şenkalaycı ve Songül Kaloğlu hakkında "İhmali davranışla kasten öldürme" suçundan da iddianame hazırlandığı açıklandı.
Doktor Zeki Ötünç: "Gerçek Dışı İddialarla Karşı Karşıyayız"
Duruşmada savunmasını yapan doktor Zeki Ötünç, maktul bebek Kerem Muhammet Tokluoğlu'nun Avcılar Hospital'de tedavi gördüğünü belirtti. Hastaneye geldiğinde bebeğin durumunun kritik olduğunu ve hayatta tutmak için ellerinden geleni yaptıklarını vurguladı. Ötünç, bebeği kasten öldürmekle suçlanmasının anlamsız olduğunu ifade ederek, "Bebeğin ölmesi ne işime yarayacak? Bundan ne para kazanacağım, neden kastım olsun? Adli Tıp Kurumu raporlarını okuyorum ama inanamıyorum, tamamen gerçek dışı şeyler yazılmış. Biz doktorlar, hastalarımız hayata tutunsun diye uğraşıyoruz. Suçsuzum." dedi.
Hakan Doğukan Taşçı: "Yanlış Doz Uygulamakla Suçlanıyorum"
Tutuklu sanık Hakan Doğukan Taşçı, bir bebeğin ölüm haberini vermenin zorluğunu dile getirdi. Aileye durumu bildirmenin bebeğin ölümüyle bir ilgisi olmadığını belirten Taşçı, "Doktor geliyor, öldüğünü görüyor, hastaneden çıkıp gidiyor. Benim aileye ne demem gerekiyor. 'Doktor kaçtı mı' demem lazımdı. Ben bir buçuk yıl boyunca yanlış doz uyguladım diye yargılanıyorum." şeklinde konuştu.
Fırat Sarı: "Ölü Doğan Bir Bebeği Kabul Ettim Diye Suçlanıyorum"
Tutuklu sanık Fırat Sarı, soruşturmanın eksik yürütüldüğünü ve hekimler için soruşturma izni alınmadığını savundu. Savcılığın 6 ay boyunca bebek ölümlerinden sonra hastaneye gidip sadece bir otopsi talep ettiğini iddia eden Sarı, soruşturmanın telefon konuşmaları üzerinden ilerlediğini öne sürdü. Sarı, "Her gelen bilirkişi raporu bizi daha karanlığa itiyor. Bebeklere otopsi yapılmamış. Bebeklerin ölümüne neye dayanarak karar vermiş. İddianameyi yürüyen savcı otopsi alsaydı, hangi bebeğin neden öldüğünü net öğrenecektik. Ben hurafelerle yargılanıyorum." ifadelerini kullandı.
Sarı, tıbben sorumlu olduğu tek bebeğin "Halime bebek" olduğunu belirtti. Halime bebeğin Tekirdağ Şehir Hastanesi'nde ölü doğduğunu ve müdahale sonrası hayata döndüğünü anlattı. Yenidoğan uzmanı olmadığı için Çorlu Reyap Hastanesi'ne sevk edilen bebeğin, doğumda kimlerin rol aldığının araştırılmasını istedi. Sarı, "Bu bebek kendi nefes alıp veremiyor. Bu artık beyin ölümü gerçekleşmiş bir bebek. 2 ay biz hastayı yaşattık. Halime bebekle ilgili suçlanıyorsam, şehir hastanesinden neden bize geldi? Doğumda kimler vardı? Bunlar araştırılsın." diye konuştu.
Duruşma Yarına Ertelendi
Cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların mevcut durumlarının devam etmesini talep etti. Mahkeme heyeti, sanıkların savunmalarının tamamlanması amacıyla duruşmayı yarın saat 10.00'a erteledi. Bu davanın, tıbbi etik ve ihmal iddiaları açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor.