Beykoz Belediyesi'nde yolsuzluk davası: Alaattin Köseler'e 77 yıla kadar hapis talebi

Beykoz Belediyesi'nde yolsuzluk davası: Alaattin Köseler'e 77 yıla kadar hapis talebi

Köseler ve üç diğer tutuklu, Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi'nde ihaleye fesat karıştırma ve örgüt kurma suçlamalarıyla yargılandı. Duruşmaya CHP İstanbul İl Başkanı, Ekrem İmamoğlu ve eşi de izledi. Savcı, Köseler ve diğer sanıklar için 25 yıldan 77 yıla kadar hapis cezası istedi.

Mahkeme süreci ve savcının mütalaası

Mahkemeye getirilen tutuklu sanıklar Alaattin Köseler, Veli Gümüş, Havva Dindar ve Uğur İnci, örgüt kurma, zincirleme ihaleye fesat karıştırma ve sahtecilik suçlamalarıyla karşı karşıya. Savcı, Köseler'in örgüt lideri olarak tüm suçlardan sorumlu olduğunu vurgulayarak, 77 yıl 9 ay hapis talep etti.

Diğer tutuklu sanıkların ceza talepleri

Uğur İnci için 21 yıl 9 ay ile 63 yıl 9 ay arasında hapis, Havva Dindar için ise 15 yıl 3 ay ile 50 yıl 3 ay arasında ceza istendi. Tutuksuz sanık Metin Ülgey ve Nuray Unutur'un beraat etmesi talep edildi.

Fezleke ve iddianamenin içeriği

Beykoz Belediyesi'nde gerçekleşen ihalelerde açık hesap uygulamaları, aynı firmalar arasında dönüşümlü teklifler ve eksik teslimatlara rağmen ödeme yapılması tespit edildi. Fezleke, Beykoz belediye personeli ve özel kalem müdürünün yolsuzluk örgütü kurduğunu belirtiyor.

Suçlamaların kapsamı

Köseler ve Veli Gümüş, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “zincirleme ihaleye fesat karıştırma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarından 17 yıl 6 ay ile 67 yıl 3 ay arasında hapis cezası talep edildi.

Mahkemenin kararları ve sonraki adımlar

Mahkeme, Havva Dindar'ın adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına, diğer üç tutuklunun ise tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Duruşma 13 Temmuz’a ertelendi. Üst mahkeme, tutuklamalara itirazları değerlendirerek bazı sanıklar için yakalama kararı çıkardı.

Bu süreç, Beykoz’da kamu kaynaklarının yönetimi konusundaki denetim eksikliklerini ve siyasi figürlerin yargı sürecindeki rolünü yeniden gündeme taşıdı.

Editör Notu: Bu dava, yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.