Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025 tarihinde bir parfüm dolum tesisinde meydana gelen ve 7 kişinin hayatını kaybettiği patlamaya ilişkin hazırlanan yeni iddianame kabul edildi. Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianamede, olay günü ve sonrasında sanıkların yoğun telefon trafiğiyle para transferi ve çek tahsilatı için talimatlar verdiği, hatta "uzun süre haber alınamaması" durumunda ticari evrakın kime teslim edileceğini planladığına dair çarpıcı bulgular yer aldı. Bu olay, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve ihmaller zincirinin trajik sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdi.
Facianın Ardından Gelen İddianame ve Sanıklar
Dilovası'nda yaşanan ve Hanım Gülek, Esma Dikan, Şengül Yılmaz, Tuncay Yıldız, Tuğba Taşdemir, Nisa Taşdemir ve Cansu Esatoğlu'nun yaşamını yitirdiği patlama sonrası başlatılan soruşturma tamamlandı. İlk iddianamenin delil yetersizliği nedeniyle iade edilmesinin ardından eksiklikler giderilerek yeni bir iddianame hazırlandı. Bu kapsamda, tutuklu sanıklar İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Akat hakkında dava açıldı. Soruşturma sürecinde kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal da iddianamede yer alan isimler arasında.
Patlamanın Nedeni: Teknik Yetersizlik ve İhmaller
İddianamede yer alan bilirkişi raporu, patlamanın temel nedenlerini açıkça ortaya koyuyor. Üretim sırasında etil alkol aktarımı esnasında oluşan statik elektrik boşalması ve ekipmanlardaki elektriksel temas arızası patlamayı tetiklemiş. Raporda, ex-proof ekipman, topraklama ve havalandırma sistemlerinin bulunmamasının yangının hızla yayılmasında etkili olduğu vurgulanıyor. Ayrıca, iş yerinde yangın merdiveni, otomatik söndürme sistemi, alarm gibi temel güvenlik önlemlerinin de eksik olduğu belirtiliyor. Binanın yapı kullanım izin belgesi olmadan imalathane olarak kullanıldığı ve iş güvenliği ile itfaiye uygunluk onayının alınmadığı da raporda dikkat çekilen diğer önemli noktalar arasında.
Bilirkişi Heyetinin Kanaati: Öngörülebilir ve Önlenilebilir Kaza
Bilirkişi heyeti, yangının sabotaj veya kasıtlı bir eylem sonucu değil, teknik yetersizlik ve ihmaller zincirinden kaynaklanan öngörülebilir ve önlenebilir bir endüstriyel kaza olduğu kanaatine vardı. Bu tespit, olayın bir kaza olmaktan öte, alınması gereken önlemlerin alınmamasından kaynaklanan bir ihmal silsilesi olduğunu gösteriyor.
Kusur Durumları: Kimler Sorumlu Tutuldu?
Hazırlanan bilirkişi raporunda, olaydaki kusur durumları detaylı bir şekilde belirlendi. İşletmeci Ravive Kozmetik yönetimi ile İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve Kurtuluş Oransal "asli ağır kusurlu" olarak değerlendirildi. Binayı kiraya veren eski mal sahibi Güven Demirbaş "tali ağır kusurlu", yeni malik Özzade Yapı İnşaat Ltd. Şti. ise "tali orta kusurlu" bulundu. İş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren OSGB firması ve yetkilileri "tali ağır kusurlu", iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi ise "tali kusurlu" olarak belirlendi. Dilovası Belediyesi'nin denetim gecikmesi "sınırlı idari kusurlu", SEDAŞ'ın ise elektrik kullanımını yeterince denetlememesi "sınırlı teknik kusurlu" bulundu. Çalışanlara ise eksik güvenlik şartlarında görev yaptıkları için kusur atfedilmedi.
Kaçak Yapı Geçmişi ve Yargı Süreci
Soruşturma kapsamında, yangının çıktığı imalathanenin altındaki depo niteliğindeki yapının geçmişte "imar kirliliğine neden olma" suçundan yargılamaya konu olduğu ortaya çıktı. Bina sahibi Güven Demirbaş hakkında açılan davada, belediye denetiminde binanın üzerine izinsiz kolonlar dikildiği ve duvar örüldüğü gerekçesiyle mahkumiyet kararı verildiği, yapının mühürlendiği ve Demirbaş'ın ertelenmiş 10 ay hapis cezası aldığı bilgisi yer aldı. Ayrıca, kaçak yapının yasal hale getirilmemesi nedeniyle yıkım kararı alındığı da tespit edildi. Bu durum, binanın yasal olmayan ve güvensiz koşullarda kullanıldığını bir kez daha kanıtlıyor.
Olay Günü ve Sonrasında Yoğun İletişim ve Para Transferi Planları
İddianamede, sanıkların olay günü ve sonrasında yoğun bir iletişim trafiği içinde olduğu belirlendi. HTS kayıtları ve dijital materyal incelemeleri, sanıkların para transferleri ve çek tahsilatına ilişkin talimatlar içeren mesajlaşmalarını ortaya çıkardı. Özellikle, sanık Gökberk Güngör'ün telefonunda yapılan incelemede, sanık İsmail Oransal tarafından hazırlandığı değerlendirilen bir talimat dosyası bulundu. Bu dosyada, dizüstü bilgisayarların güvenli bir yere gönderilmesi, gelecek paraların sanık Aleyna Oransal'ın hesabına yatırılması, çeklerin tahsil edilmesi ve cep telefonlarının emanete bırakılması gibi talimatlar yer alıyordu. Hatta, şüphelilerden "15-20 gün haber alınamaması" durumunda çeklerin "Çetin" isimli bir şahsa teslim edilmesi talimatı da dikkat çekiciydi.
İmalat Detayları ve Elektrik Tesisatı İfadesi
Soruşturma sürecinde hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal ile çalışanların telefonlarında yapılan incelemelerde, imalathanedeki iş akışına dair veriler de bulundu. Gökberk Güngör ile Kurtuluş Oransal arasındaki yazışmalarda, dolum işleminin makineye gerek duyulmadan yapılacağına dair ifadeler yer alırken, diğer mesajlarda denetim süreçleri ve uygun iş kıyafetleri konuşuluyordu. İddianamede ifadesine yer verilen elektrikçi Ali Ç., iş yerinin elektrik tesisatını herhangi bir proje olmadan Kurtuluş Oransal'ın tarifi üzerine yaptığını ve bunu "hediye" olarak gerçekleştirdiğini belirtti. Ali Ç., çektiği pano ve hattın projesi olmadığını ve sadece makinelerin geleceği yere kadar ek hat çektiğini savundu.
Ticari İlişkiler ve Şirket Yapısı
İddianamede, LYKKE Kozmetik ve Ravive Kozmetik arasında ticari bir ilişki tespit edildiği belirtildi. 2023 yılında LYKKE Kozmetik'in diğer firmadan 262 bin lira tutarında mal alımı yaptığı ve Altay Ali Oransal'ın her iki şirkette de ortak ve yönetici sıfatıyla bulunduğu bilgisine yer verildi. Bu ticari bağlar, olayın finansal boyutunu da anlamak açısından önem taşıyor.