İBB Davasında Dördüncü Gün: Etkin Pişmanlık Beyan Eden Ümit Polat Savunma Yapacak

İBB Davasında Dördüncü Gün: Etkin Pişmanlık Beyan Eden Ümit Polat Savunma Yapacak

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ile ilgili "çıkar amaçlı suç örgütü" kurduğu iddialarıyla yargılanan davada dördüncü güne girildi. Davanın üçüncü duruşması, gergin anlara sahne oldu. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, sanıkların savunmalarına devam edildi. Duruşma salonunda sabah saatlerinde sanık yakınları ile güvenlik güçleri arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Bu olayın ardından sanıklar, haklarındaki iddiaları reddederek savunmalarını sürdürdü. Duruşma sonunda, görevden uzaklaştırılan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, haksızlığa uğradıklarını ve seslerinin duyulmadığını belirterek duruma tepki gösterdi.

Dünkü Duruşmada Öne Çıkanlar

Davanın üçüncü gününde, toplamda 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" ve 407 sanık bulunuyor. Duruşmanın sabahki bölümünde, sanık yakınları ile jandarma arasında yaşanan kısa süreli bir tartışma, salondaki gerginliği artırdı. Sanıkların savunmalarına geçilmeden önce yaşanan bu olay, duruşmanın atmosferini etkiledi. Savunmalar sırasında sanıklar, kendilerine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti. Özellikle iş insanı olduğunu belirten sanık Bulut Aydöner, iddianamede yer alan iki suçlama ile ilgili savunmasını yaptı. Aydöner, ailesinin ticari faaliyet gösteren şirketlerinde çalıştığını ve bu şirketlerin iş insanı kimliğiyle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Selamlaşma Gerginliği ve Jandarma Müdahalesi

Duruşma sırasında yaşanan bir diğer olayda, sanıklardan İBB Muhtarlık İşleri Daire Başkanı Yavuz Saltık'ın salona girerken izleyicilere selam vermesi üzerine jandarma müdahale etti. Saltık'ın yerine geçmemesi üzerine çıkan tartışma, kısa süreli bir gerginliğe yol açtı. Sanık avukatları da jandarma müdahalesine tepki gösterdi. Bu olayın ardından diğer sanıklar da salona alındı ve duruşma kaldığı yerden devam etti.

Şoför Sırrı Küçük'ten Çarpıcı Savunma

Öğleden sonraki oturumda, CHP İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat'ın şoförü olan tutuklu sanık Sırrı Küçük, savunmasını yaptı. Küçük, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini belirtti. 31 Mayıs 2025'te gözaltına alınıp tutuklandığını ve tutuksuz sanık Ömer Güngör'ün 12 Haziran 2025'te kendisi aleyhine ifade vermesinin çelişkili olduğunu savundu. Küçük, Esenyurt'taki Sheraton Otel ve Başak Petrol'deki varlığına ilişkin sorulara yanıt verdi. Otelde birçok kez bulunduğunu, bunun nedeninin partinin etkinlikleri, STK buluşmaları ve yakınlarının düğünleri olduğunu söyledi. Vekilini de otelin girişine kadar götürdüğünü, aracını park edip sosyal medya için birkaç kare çektiğini belirtti.

"5 Milyon Kocaman Bir Bavul Yapar"

Sırrı Küçük, Özgür Karabat'ı İstanbul'daki birçok etkinliğe götürmenin kendi asli görevi olduğunu ve bu nedenle maaş aldığını vurguladı. Karabat'ın kendisiyle para için kimseyle görüşmediğini ve bu konuda kendisini görevlendirmediğini ifade etti. Başak Petrol'ün bir Petrol Ofisi işletmesi olduğunu belirten Küçük, burayı yiyecek-içecek almak, lavabo ihtiyacını gidermek ve araç yıkamak için kullandığını söyledi. "Oradan baz vermem hayatın olağan akışına uygundur ancak rüşvete aracılık etmekle suçlanıyorum bunu kabul etmiyorum" dedi. Ömer Güngör'ün kendisine benzinlikte 5 milyon lira verdiği iddialarını ise "Ömer Bey bana para verecek ben de cebime koyup alıp gideceğim mümkün mü? 5 milyon kocaman bir bavul yapar. HTS kayıtlarına bakın benim de Ömer Güngör ile arama kaydımız yok" sözleriyle reddetti. Küçük ile birlikte toplamda 3 tutuklu sanığın savunması tamamlanmış oldu. İddianamede "örgüt lideri" olduğu öne sürülen İmamoğlu'nun 106. sırada söz alması bekleniyor.

Duruşmalar Nisan Sonuna Kadar Devam Edecek

Mahkeme heyeti, duruşmaların nisan ayı sonuna kadar haftanın 4 günü devam etmesi yönünde planlama yaptı. Bu yoğun takvim, davanın hızlı bir şekilde ilerlemesini amaçlıyor.

İddianameden Çarpıcı Detaylar

İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, birçok suçlamanın yer aldığı belgede örgüt yöneticisi olarak gösteriliyor. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, metro ve İSKİ kredilerinin amaç dışı kullanıldığı, iş insanlarından zorla bağış toplandığı iddiaları iddianamede detaylıca yer alıyor. 3 bin 739 sayfadan oluşan iddianamede, toplanan paranın öncelikle CHP yönetimini ele geçirmek için kullanıldığı, devam eden süreçte ise İmamoğlu'nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı için kullanılmasının amaçlandığı aktarılıyor.

Savcılıktan "Ahtapot" Benzetmesi

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul'da kurulan sistem bir ahtapotun kollarına benzetilerek örgütün şeması çizildi. Devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla suçlanan sanıklar hakkında binlerce yıl hapis cezası talep ediliyor. Bu benzetme, suçlamaların ne kadar geniş bir alana yayıldığını gözler önüne seriyor.

İmamoğlu'na 2 Bin 352 Yıla Kadar Hapis Cezası İsteniyor

142 farklı eylemden sorumlu tutulan Ekrem İmamoğlu hakkında, iddianamede 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istenmesi dikkat çekiyor. Bu talep, davanın en önemli noktalarından birini oluşturuyor.

Gizli Tanıkların İfadeleri Davayı Şekillendirdi

Soruşturma sürecinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanan 76 sanık ve gizli tanık olarak ifade veren 15 ismin beyanları, davanın seyrini önemli ölçüde değiştirdi. Gizli tanıklara İlke, Gürgen, Çınar, Rüzgar, Sekoya, Zeytin, Martı, Meşe, Kartal, Ladin, Doğan, Maun, Mimoza, Köknar ve Şahin gibi kod isimleri verildi. Bu tanıkların ifadeleri, iddiaların somutlaştırılmasında kritik rol oynadı. Sanıklar arasında Şişli ve Beylikdüzü belediye başkanlıklarından uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan ve Mehmet Murat Çalık gibi isimlerin yanı sıra gazeteciler Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç, Soner Yalçın ve sanatçı Ercan Saatçi, Galatasaray Kulübü Genel Sekreteri Eray Yazgan gibi tanınmış kişiler de bulunuyor. Bu geniş yelpazedeki sanık profili, davanın toplumsal etkisini de artırıyor. Davanın hukuki süreci, Türkiye'deki yargı sisteminin işleyişi açısından da yakından takip ediliyor.

Editör Notu: Bu dava, siyasi atmosferi ve hukuki süreçleri bir araya getiren karmaşık bir yapıya sahip. Etkin pişmanlık beyanları ve gizli tanık ifadeleri, davanın gidişatını belirleyen önemli unsurlar olarak öne çıkıyor.