İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesindeki yolsuzluk iddialarına ilişkin 402 sanıklı devasa dava bugün Silivri'de ilk kez hakim karşısına çıktı. Saat 11.00'de başlayan duruşma, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında yaşanan kısa süreli bir gerginliğin ardından ertelendi. Duruşma, güvenlik önlemleri altında ve yoğun bir katılımla başladı.
Duruşma Salonunda Yaşananlar
Gergin Başlangıç ve Ara
Duruşmanın başlangıcında, mahkeme heyeti başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında bir sözlü gerilim yaşandı. İmamoğlu'nun söz almak üzere kürsüye yönelmesi üzerine başkan tarafından uyarıldı. Bu durumun gerginliği artırmasıyla mahkeme heyeti salonu terk etti. Heyet, izleyiciler salondan çıkmadan yargılamaya devam etmeyeceğini belirtti. Tutuklu sanıklar da bu süreçte salondan çıkarıldı. Duruşmaya öğleden sonra saat 13.30'da devam edilmesi planlandı.
Geniş Güvenlik Önlemleri
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki duruşma salonunda görülen dava öncesinde, salon ve çevresinde jandarma ekipleri tarafından kapsamlı güvenlik kontrolleri yapıldı. Bina ve salon içinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Duruşmaya katılanlar, oluşturulan güvenlik noktalarında kimlik ve araç plakası kontrolünden geçirildikten sonra içeri alındı. Silivri Kaymakamlığı'nın aldığı kararla, duruşma salonu çevresinde belirli bir alanda toplantı, gösteri yürüyüşü, basın açıklaması, slogan atma ve görüntü çekme gibi eylemler 31 Mart'a kadar yasaklandı. Mahkemenin nisan sonuna kadar haftanın dört günü duruşma yapması öngörülüyor.
İddianamenin Detayları
Örgüt Liderliği ve Suçlamalar
Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden alınan Ekrem İmamoğlu, iddianamede örgüt yöneticisi olarak gösterildi. İhalelerde usulsüzlük yapıldığı, metro ve İSKİ kredilerinin amaç dışı kullanıldığı ve iş insanlarından zorla bağış toplandığı iddiaları iddianamede yer aldı. Bu yolla toplanan paranın öncelikle CHP yönetimini ele geçirmek ve ardından İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için kullanılmasının amaçlandığı öne sürüldü. 402 sanık, bu suçlamalarla ilk kez hakim karşısına çıktı. 3739 sayfalık iddianamede birçok detaya yer verildi.
Savcılıktan Ahtapot Benzetmesi
İddianamede, İstanbul'da kurulan sistem bir ahtapotun kollarına benzetilerek örgütün şeması çizildi. Devleti milyarlarca lira zarara uğratmakla suçlanan sanıklar hakkında binlerce yıl hapis cezası talep edildi. Başsavcılığa göre İmamoğlu'nun yöneticisi olduğu örgüt yapılanması, Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde başladı ve Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı döneminde büyüdü. 142 farklı eylemden sorumlu tutulan İmamoğlu hakkında 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası istendi.
Yönetici Kadro ve Gizli Tanıklar
Örgüt şemasında, eski Medya A.Ş. Genel Müdürü Murat Ongun, İBB Başkan Danışmanı Ertan Yıldız, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, iş insanları Adem Soytekin ve Murat Gülibrahimoğlu ile casusluk iddiasıyla tutuklanan Hüseyin Gün gibi isimler yönetici olarak yer aldı. Soruşturma sürecinde etkin pişmanlıktan faydalanan 76 sanık ve gizli tanık olan 15 kişinin ifadeleri, davanın seyrini değiştirdi. Gizli tanıklara İlke, Gürgen, Çınar gibi kod isimler verildi. Sanıklar arasında eski belediye başkanları, gazeteciler ve sanatçılar da bulunuyor.
Vekiller de İddianamede
Davanın kapsamı sadece İBB ile sınırlı kalmadı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat ve İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer'in dokunulmazlıklarının kaldırılması talep edildi. Savcılık, bu iki isim hakkında fezleke hazırlanması için Ankara'ya yazı gönderdi. Bu durum, davanın siyasi boyutunu da gözler önüne seriyor.
Davanın Önemi ve Etkileri
Bu dava, İstanbul'un en büyük kamu kurumlarından birine yönelik ciddi iddiaları barındırması açısından büyük önem taşıyor. 402 sanığın yargılanacağı bu süreç, hem hukuki hem de siyasi açıdan yakından takip ediliyor. Davanın sonuçları, kamuoyunda büyük yankı uyandıracak ve benzer soruşturmalar için emsal teşkil edebilecek nitelikte. Yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık ilkeleri açısından da kritik bir dönüm noktası olabilir.