İstanbul'un Fatih ilçesinde yaşanan ve tüm ülkeyi yasa boğan olayda, iki aylık bir bebek, ailesi tarafından kasten aç bırakılarak ölüme terk edildi. Olayla ilgili anne Yaren Y., baba Bilal Y., anneanne Aysel Y. ve dede Yasin Emre Y. tutuklanırken, emniyette alınan ifadeler dehşet verici detayları ortaya çıkardı.
Olayın Arka Planı ve Şüphelilerin İfadeleri
Sosyal Medyada Başlayan İlişki ve Bebeğin Doğumu
Anne Yaren Y., emniyette verdiği ifadesinde, dini nikahla birlikte yaşadığı baba Bilal Y. ile sosyal medya üzerinden tanıştıklarını belirtti. Bebeğin 7 Temmuz'da doğduğunu ve babasıyla 25 Aralık'ta bir araya geldiklerini anlattı. Bu süreçte bebeğin bakımının büyük ölçüde dede Yasin Emre Y. tarafından üstlenildiğini söyledi.
"Nefes Almadığını Fark Ettik, Müdahale Etmedik"
Yaren Y., bebeği en son 31 Aralık'ta canlı gördüğünü, mama vermeye çalıştığını ancak bebeğin bunu kabul etmediğini ifade etti. Saat 14.00 sularında bebeğin nefesinin kesildiğini, bu sırada baba ve dedenin de yanlarında olduğunu ancak herhangi bir müdahalede bulunmadıklarını belirtti. Bebeği yatağa bıraktıklarını ve sonrasında yemek hazırlayıp yedikleri yönündeki ifadesi, olayın vahametini gözler önüne serdi.
"Öldüğünü Fark Ettikten Sonra Yemek Hazırladık, Yedik"
Anne, bebeğin öldüğünü fark ettikten sonra bile bir ambulans çağırmak yerine yemek yediklerini kaydetti. Babasına neden hemen ambulans çağırmadığını sorduğunda, "Şu an çalışmıyorlar, ben vakti geldiğinde arayacağım" gibi bir yanıt aldığını aktardı. Ambulansın ancak saat 20.00 sularında arandığını ileri sürdü. Bu durum, olayın bir ihmalden öte, bilinçli bir eylem olduğunu düşündürüyor.
"Babam Bebeği Bilerek Aç Bırakıyordu, Ölmesini İstedi"
Anne Yaren Y., bebeğinde son zamanlarda belirgin bir kilo kaybı olduğunu ve bunun nedeninin babası Bilal Y. olduğunu iddia etti. Baba Bilal Y.'nin, bebeğin beslenmesini engellediğini ve "Yaren mama verme, bırak ölsün" diyerek kendisini engellediğini öne sürdü. Bebeği en başından beri istemediğini ve ölümünü arzuladığını belirtti. Bu iddialar, olayın arkasında yatan derin bir aile içi çatışma olduğunu gösteriyor.
Anneanne ve Dedenin İddiaları
Anneanne Aysel Y. ve dede Yasin Emre Y. ise ifadelerinde, kızlarının hamileliğini kendilerine geç bildirdiğini ve bu nedenle kürtaj yapılamadığını iddia etti. Bebeğin bakımının çoğunlukla annesi tarafından yapıldığını, zaman zaman kendilerinin de destek verdiğini belirttiler. Bebeğin mamayla beslendiğini ve zaman zaman beslenme sorunları yaşandığını ancak ciddi bir sağlık problemi fark etmediklerini savundular. En son 30 Aralık'ta bebeği sağlıklı gördüklerini, 31 Aralık'ta uyanmaması üzerine şüphelendiklerini ve 112'yi aradıklarını söylediler.
Olayın Detayları ve Adli Süreç
Bebeğin Sağlık Durumu ve Kilo Kaybı
Fatih'te yaşanan olayda, 30 Aralık'ta 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayan anne Yaren Y., 2 aylık bebeğinin hareketsiz olduğunu bildirmişti. Adrese giden sağlık ekipleri, bebeğin hayatını kaybettiğini tespit etti. Soruşturma kapsamında, bebeğin 5 Kasım'da 3,2 kilogram ağırlığında doğduğu, ancak öldüğü gün yaklaşık 2 kilograma düştüğü ve karın bölgesinde içe çökme olduğu belirlendi. Bu durum, bebeğin uzun süredir yetersiz beslendiğinin açık bir göstergesi.
"Kasten Öldürme" Suçundan Tutuklandılar
Anne Yaren Y.'nin, bebeğin sabah saatlerinde hayatını kaybettiği halde 112'yi yaklaşık 12 saat sonra araması ve son 3 gündür bebeğin beslenmediği yönündeki çelişkili beyanları, gözaltına alınmasına neden oldu. Nikahsız yaşadığı ve çocuğun babası olduğu öğrenilen Bilal Y. ile aynı evde yaşayan anneanne ve dede de yakalanarak gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli, "kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bu tutuklama, olayın ciddiyetini ve adaletin yerini bulması yönündeki beklentiyi pekiştiriyor.
Bu trajik olay, çocuk istismarı ve ihmali konusunda toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Aile içi şiddet ve ihmalin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri, bu tür olaylarla acı bir şekilde hatırlatılıyor. Çocuk istismarı ile mücadelede daha etkin yöntemler geliştirilmesi ve ailelere yönelik destek mekanizmalarının güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.