İsrail ordusu, Washington'da İsrail-Lübnan arasında yürütülen müzakerelerin çerçeve anlaşması imzalanmasının ardından Suriye topraklarına yeni bir işgal daha gerçekleştirdi. Suriye resmi televizyonu El-İhbariyye'nin bildirdiğine göre, İsrail askerleri Dera kırsalındaki Cemle köyüne düzenlediği operasyonda mahalle aralarına ve sivilere ait evlere konuşlandı. Bu hareket, İsrail ordusunun iki gün önce de Suriye güneyinde bulunan Kuneytra iline yakın Golan Tepeleri'ni ayıran sınır hattına demir bariyer kurmasının ardından yaşandı.
Suriye'ye Yönelik Artan Tenşir
Son dönemde İsrail'in Suriye topraklarında gerçekleştirdiği ihlaller artarken, bu faaliyetlerin kapsamı genişliyor. Cemle köyündeki konuşandığı İsrail güçleri, sivil evlerine baskın düzenleyerek arama operasyonlarına devam ediyor. Çobanlar ve çocuklar dahil birçok sivilin alıkonlandığı öne sürülmüyor.
İsrail, 8 Aralık 2024'te Baas rejiminin devrilmesinin ardından, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın geçerliliğini yitirdiğini ileri sürerek Suriye'nin kuzeyinde bulunan Afrin bölgesinin kontrolünü ele almıştı. Bu bağlamda, son işgal hareketleri de bu stratejik planların bir parçası olarak görülüyor.
Kuneytra'daki Güçlendirme Çalışmaları
İsrail ordusu, Golan Tepeleri'ni ayıran sınır hattına yaklaşık 300 metre mesafedeki Kuneytra ili sınırlarında beton bloklarla demir bariyer kurarak güçlendirme çalışmalarına hız kazandırdı. Bu çalışmalar, İsrail'in Suriye sınırlarındaki varlığını daha da pekiştirmeye yönelik olduğunu gösteriyor.
Bölgesel Tensizliğin Derinleşmesi
İsrail-Lübnan müzakerelerinin 5. turunda çerçeve anlaşması imzalanması, bölgedeki gerilimi biraz olsun dindirse de İsrail'in Suriye'ye yönlü tutumu artıyor. Suriye hükümeti ve destekçileri, İsrail'in bu işgallere uluslararası hukuka aykırı davrandığını kınadı. Özellikle Cemle köyü gibi sivil yaşam alanlarına yönelik bu tür operasyonlar, bölgesel savaşın yan etkilerini artırıyor.
Uluslararası toplum, özellikle de ABD ve AB, bu gelişmeler karşısında sakin tutum sergiledi. Ancak Suriye'de yaşanan siyasi gelişmeler ve İsrail'in buna karşılık verdiği adımlar, bölgenin gelecekteki istikrarı açısından endişe verici bulunuyor.