Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi (NASA), Güneş benzeri bir yıldızın yörüngesinde dönen ve boyutları ile yörünge özellikleri açısından Dünya'ya oldukça benzeyen yeni bir gezegen adayı keşfetti. HD 137010 b olarak adlandırılan bu ötegezegen, yıldızının yaşanabilir bölgesinde yer alma potansiyeli taşıyor. Bu durum, onu şimdiye dek tespit edilen en Dünya benzeri adaylardan biri yapıyor. Keşfin kesinleşmesi için ek gözlemler gerekse de, temelini oluşturan ve 10 yılı aşkın süre önce Kepler Uzay Teleskobu tarafından elde edilen verilerin kalitesi, araştırmacıları umutlandırıyor.
Kepler Verileri Yeniden İncelendi: Yeni Bir Dönem
NASA'nın duyurusuna göre, araştırma ekibi Kepler'in dört yıllık görev süresi boyunca topladığı verileri, gelişmiş analiz teknikleri kullanarak yeniden inceledi. Bu kapsamlı çalışma, Güneş benzeri yıldızların etrafındaki yaşanabilir bölgelerde Dünya boyutunda gezegenler bulmayı hedefliyordu. Araştırmacılar, Dünya'dan yaklaşık 146 ışık yılı uzaklıkta bulunan Güneş benzeri bir yıldızın önünden geçen zayıf ama tutarlı bir geçiş sinyali tespit etmeyi başardılar. Yapılan analizler, gezegen adayının yıldızının önünden yaklaşık 10 saat boyunca geçtiğini gösteriyor. Bu süre, Dünya'nın Güneş önünden geçiş süresi olan yaklaşık 13 saate oldukça yakın.
Çarpıcı Benzerlikler ve Potansiyel Yaşanabilirlik
Yeni keşfedilen gezegen adayının yörünge süresinin yaklaşık 355 gün olduğu tahmin ediliyor. Bu süre, Dünya'nın bir yıllık yörünge süresine oldukça yakın bir değer. Ayrıca gezegenin, Dünya'dan sadece birkaç yüzde puan daha büyük olduğu düşünülüyor. En dikkat çekici özelliklerden biri ise, gezegenin Güneş'e benzeyen bir yıldızın etrafında dönüyor olması. Bugüne kadar keşfedilen Dünya boyutundaki gezegenlerin çoğu, daha sönük kırmızı veya kahverengi cüce yıldızların yörüngesinde bulunuyordu. Eğer bu keşif doğrulanırsa, HD 137010 b; Dünya büyüklüğü, Dünya'ya benzer yörünge süresi ve Güneş benzeri bir yıldız etrafında dolanma özelliklerini aynı anda taşıyan ilk gezegen olacak.
Araştırmacılar, gezegenin yıldızının yaşanabilir bölgesinde yer alma ihtimalini de değerlendirdi. Ancak yıldızın Güneş'ten yaklaşık yüzde 20 daha sönük olması, gezegenin ortalama yüzey sıcaklığının Mars'a daha yakın olabileceğini gösteriyor. Modellere göre yüzey sıcaklığı eksi 68 dereceye kadar düşebilir. Buna rağmen ekip, bazı senaryolarda gezegenin yüzeyinde sıvı su bulunmasının hâlâ mümkün olabileceğini belirtiyor. Özellikle karbondioksit bakımından zengin bir atmosfere sahip olması durumunda, gezegen yüzeyinde sıvı suyun korunabileceği öngörülüyor. Yapılan hesaplamalara göre, gezegenin yıldızının "temkinli" yaşanabilir bölgesi içinde yer alma ihtimali %40, daha geniş tanımlanan "iyimser" yaşanabilir bölgeye dahil edildiğinde ise bu oran %51'e çıkıyor.
Bu önemli çalışma, bilim dünyasının saygın yayınlarından biri olan Astrophysical Journal Letters adlı hakemli bilimsel dergide yayımlandı. Bu keşif, gelecekteki uzay görevleri için yeni hedefler belirleme ve evrendeki yaşam potansiyelini anlama yolunda önemli bir adım olarak görülüyor.