Eski ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze'deki çatışmaları sona erdirmek amacıyla Eylül ayında önerdiği ve daha sonra küresel çapta genişletmeyi hedeflediği "Barış Kurulu" girişimi, uluslararası arenada dikkat çekiyor. Reuters'ın ulaştığı taslak metne göre, bu kurulun amacı dünya genelinde barışı teşvik etmek ve mevcut çatışmalara çözüm bulmak. Trump yönetiminin bu girişimin ilk başkanı olması bekleniyor. Kurulun işleyişi ve üye ülkelerin katılımı ise çeşitli tartışmalara yol açmış durumda.
Barış Kurulu'nun Yapısı ve Finansmanı
Barış Kurulu'nun tüzüğüne göre, üye devletler, kalıcı üyelik kazanmak için her biri 1 milyar dolar ödemek zorunda kalacak. Bu finansal katkı, kurulun faaliyetlerinin sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Üyelik süreleri ise, bu finansal taahhüdü yerine getirmeyenler için üç yıllık dönemlerle sınırlı olacak. Beyaz Saray, bu girişimin kurucu Yürütme Kurulu üyeleri olarak ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump'ın özel temsilcisi Steve Witkoff, eski İngiliz başbakanı Tony Blair ve Trump'ın damadı Jared Kushner'ı belirledi. Üst düzey bir yetkili, gönderilen yaklaşık 50 davetiyeden 35'inin olumlu yanıt aldığını belirtti.
Katılan Ülkeler: Geniş Bir Yelpaze
Barış Kurulu'na katılmayı kabul eden ülkeler arasında Orta Doğu'dan önemli müttefikler bulunuyor. İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Ürdün, Katar ve Mısır gibi ülkeler listede yer alıyor. NATO üyesi Türkiye ve Macaristan da milliyetçi liderlerinin Trump ile kurduğu yakın ilişkiler sayesinde bu girişime dahil oldu. Ayrıca Fas, Pakistan, Endonezya, Kosova, Özbekistan, Kazakistan, Paraguay ve Vietnam da katılmayı kabul eden ülkeler arasında. Geçtiğimiz yıl ABD arabuluculuğuyla barış anlaşmasına varan Ermenistan ve Azerbaycan da bu listede dikkat çekiyor.
Daha tartışmalı bir katılım ise Belarus Cumhurbaşkanı Alexander Lukashenko'dan geldi. Ülkesinin insan hakları sicili ve Rusya'ya verdiği destek nedeniyle Batı tarafından eleştirilen Lukashenko'nun daveti kabul etmesi, Washington ve Minsk arasındaki ilişkilerde bir yakınlaşma olarak yorumlanıyor. Rusya ve Çin ise henüz bu konuda net bir tavır sergilemedi. Her iki ülke de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ndeki veto yetkileri nedeniyle, kendi güçlerini zayıflatabilecek her türlü girişime karşı temkinli yaklaşıyor.
Reddedenler ve Çekimser Kalanlar
Barış Kurulu girişimi, bazı ABD müttefiklerinden temkinli bir tepki aldı. Özellikle Trump'ın uluslararası diplomasiye yönelik tek taraflı yaklaşımından rahatsız olan ülkeler, daveti reddetti. Norveç ve İsveç davetini geri çevirirken, İtalya Ekonomi Bakanı Giancarlo Giorgetti, kurulun sorunlu göründüğünü belirtti. İtalyan basını, bir ülkenin liderliğindeki bir gruba katılmanın İtalya anayasasını ihlal edebileceğini öne sürdü.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a yakın kaynaklar, Paris'in de daveti reddetmeyi planladığını bildirdi. Bu durum, Trump'ın Fransa'ya yönelik olası gümrük vergisi tehditlerini de beraberinde getirdi. Kanada, "prensip olarak" katılmayı kabul ettiğini ancak detayların henüz netleşmediğini açıkladı. İngiltere ve Japonya gibi önemli ABD müttefikleri ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Alman Dışişleri Bakanlığı ise, BM'nin altını oyma riski taşıdığı gerekçesiyle katılmayı reddettiğini duyurdu.
Ukrayna, diplomatlarının daveti incelediğini belirtirken, Cumhurbaşkanı Zelenskiy, dört yıllık savaştan sonra Rusya ile aynı kurulda yer almanın zor olduğunu ifade etti. Vatikan ise daveti değerlendirdiğini açıkladı.
Yönetim Kurulu'nun Yetkileri ve Belirsizlikler
BM Güvenlik Konseyi, Kasım ayında Barış Kurulu'nu görevlendirmişti. Ancak bu görevlendirme yalnızca 2027 yılına kadar geçerli ve Gazze ile sınırlıydı. Rusya ve Çin'in çekimser kaldığı bu karar, ABD tarafından hazırlanan ve BM'ye Gazze'nin geleceğinde net bir rol vermeyen bir metin olarak değerlendirildi. Kararda, Filistin Yönetimi reform yapana kadar Gazze'nin yeniden geliştirilmesi için bir çerçeve belirleyecek ve fonlamayı koordine edecek geçici bir yönetim olarak Barış Kurulu'nun kurulması memnuniyetle karşılandı. Ayrıca kurul, Gazze'ye geçici bir Uluslararası İstikrar Gücü konuşlandırma yetkisine de sahip olacak.
Ancak Gazze'nin ötesinde, Barış Kurulu'nun hangi yasal yetkilere veya uygulama araçlarına sahip olacağı, Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası kuruluşlarla nasıl çalışacağı gibi konular belirsizliğini koruyor. Kurulun tüzüğüne göre, başkan Trump'ın kararları veto etme ve üyeleri görevden alma gibi geniş yürütme yetkileri olacak. Kurul, "uluslararası hukuka uygun olarak barış inşası işlevlerini" üstlenecek. Bu yeni girişimin, küresel barış ve çatışma çözümü alanında ne kadar etkili olacağı zamanla görülecek.