ABD, Hürmüz Boğazı üzerindeki gerilimi gerekçe göstererek İran'ın askeri kapasitelerine yönelik yeni hava saldırıları düzenledi. Operasyonlar, bölgede son dört gecedir üst üste gerçekleştirilen bombardımanların devamı niteliğinde. Washington yönetimi, Tahran'ın ticari gemilere yönelik tehditlerini kırmak ve savunma ağını zayıflatmak amacıyla hareket ettiğini savunuyor. Başkan Donald Trump ise İran tarafının müzakere masasına dönmek istediğini öne sürüyor.
Saldırıların Hedefi ve Kapsamı
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), gerçekleştirilen operasyonların boğazdan serbestçe geçen gemileri tehdit etmek için kullanılan İran askeri kabiliyetlerini hedef aldığını duyurdu. Açıklamada, söz konusu tesislerin deniz trafiği güvenliği için doğrudan risk oluşturduğu vurgulandı.
Son bombardıman dalgasında İran'ın hava savunma sistemleri, kıyı radarları, füze ve insansız hava aracı (İHA) üsleriyle birlikte küçük askeri tekneler vuruldu. ABD ordusu, deniz unsurlarını da etkisiz hale getirerek bölgedeki üstünlüğünü pekiştirmeyi hedefliyor.
İran medyası, güneydoğudaki Çabahar, Sirik ve Bender Abbas kentleriyle Keşm Adası çevresinde patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Yarı resmi Mehr Haber Ajansı, Ahvaz'da da kaynağı belirsiz patlamalar yaşandığını aktardı.
Abluka ve Karşılıklı Rest
Saldırılar, Trump'ın İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden yürürlüğe koymasının hemen ardından yoğunlaştı. Tahran yönetimi, ablukanın sürmesi durumunda Hürmüz dışındaki enerji güzergahlarını da kapatabileceği uyarısında bulundu.
İran, ABD'nin bölgedeki askeri varlıklarına yönelik misilleme saldırılarını sürdürdü. Ürdün, Bahreyn ve Kuveyt'teki hedefler yeniden vuruldu. Bu karşılıklı eylemler, geçici ateşkesi fiilen işlevsiz bıraktı.
Büyük Harekat İçin Zemin Hazırlığı Mı?
İsimlerini açıklamayan üç ABD'li yetkili, son operasyonların yalnızca boğazı açmakla sınırlı olmadığını belirtti. Yetkililer, olası daha kapsamlı bir askeri harekat öncesinde İran'ın savunma kapasitesinin bilinçli biçimde zayıflatıldığını ifade etti.
Bir yetkili, saldırıları "harekat ortamını şekillendirme operasyonları" olarak nitelendirdi. Bu hamlelerin, ileride ihtiyaç duyulabilecek yoğun operasyonlar için zemin hazırladığı kaydedildi.
İran, savaşın başlamasından bu yana ağır kayıplar verse de önemli ölçüde füze ve İHA gücünü koruyor. Tahran, son dönemde Körfez'deki tankerleri ve ABD üslerini hedef almayı sürdürüyor.
Trump ve Kalibaf'tan Açıklamalar
Başkan Trump, Pensilvanya'daki savunma zirvesi öncesi gazetecilere konuştu. İran'ın durumu büyük ölçüde bildiğini söyleyen Trump, "Uslu dursalar iyi olur" ifadesini kullandı. Kendisine göre Tahran anlaşma yapmak istiyor.
Trump, müzakerelerin başlamaması halinde gelecek haftadan itibaren enerji santralleri ve köprülerin hedef alınabileceği sinyalini verdi. Süre vermeyi sevmediğini ancak tarafların ne olacağını öngördüğünü dile getirdi.
İran'ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, mutabakatın ülkesine yarar sağlamaması halinde bağlı kalmayacaklarını söyledi. Savaşı istemediklerini ancak sonuna kadar direnmeye hazır olduklarını vurguladı.
Kalibaf, yalnızca savaş ya da yalnızca müzakere tercih etmenin stratejik hata olacağını belirtti. Ulusal güvenliğin, Hürmüz'de İran'ın belirlediği düzenlemelerin korunmasına bağlı olduğunu savundu.
Bölgesel Etkiler ve Sonuç
Yaşanan karşılıklı saldırılar, Körfez'de enerji arzını doğrudan tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerin güvenliği, küresel piyasaları yakından ilgilendiriyor.
Diplomatik kanalların henüz tamamen kapanmamış olması kısmi bir umut barındırıyor. Ancak askeri hareketliliğin artması, yanlış hesaplamayla büyük bir çatışmayı tetikleyebilir.
Bölge halkları ve uluslararası ticaret çevreleri, gerilimin düşürülmesini bekliyor. Uzmanlar, tarafların karşılıklı bağımlılıkları nedeniyle kısa sürede masaya dönmek zorunda kalabileceğini öngörüyor.