ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ticari ilişkide bulunan ülkelere yönelik sert bir yaptırım kararı aldı. Trump, İran ile iş yapan ülkelerin ABD ile yapacakları ticarette yüzde 25 oranında gümrük vergisi ödeyeceğini duyurdu. Bu karar, İran'daki protestoların yoğunlaştığı ve uluslararası gerilimin arttığı bir dönemde geldi. Kararın derhal yürürlüğe girdiği ve kesin ve nihai olduğu vurgulandı.
İran'da Protestolar ve Rejim Destekçileri Sokakta
İran'da iki haftayı aşkın süredir devam eden protesto gösterilerinde tansiyon yükselmeye devam ediyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından yapılan açıklamaya göre, gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 646'ya ulaştı. Ayrıca, 10 bin 721 kişi gözaltına alındı. Rapora göre, hayatını kaybedenler arasında 18 yaşından küçük 505 eylemci, 133 emniyet görevlisi ve 1 savcı bulunuyor. Gösteriler sırasında olay yerinde bulunan 7 kişi de yaşamını yitirdi.
Protestoların 16. gününde, bu kez rejim destekçileri sokaklara çıktı. Binlerce kişi başkent Tahran ve ülkenin çeşitli noktalarında toplandı. Rejim yanlıları, protestolardan İsrail ve ABD'yi sorumlu tutarak "İsrail'e ölüm" sloganları attı. İran Meclis Başkanı Muhammed Bafher Galiban, yaptığı konuşmada, "Teröristlere karşı savaş halindeyiz" dedi. Galiban, İran'a yönelik yeni bir saldırı olması halinde ABD Başkanı Donald Trump'a unutamayacağı bir ders verecekleri tehdidinde bulundu.
İran'dan ABD'ye Yanıt ve Diplomasi Mesajı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 8 Ocak'tan bu yana kesik olan internet erişiminin güvenlik birimlerinin koordinasyonuyla yeniden sağlanacağını belirtti. Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın askeri müdahale tehdidine karşılık, "İran savaş arayışında değildir ancak savaşa tamamen hazırdır," açıklamasını yaptı. Ülkesinin karşılıklı saygı temelinde müzakerelere hazır olduğunu da sözlerine ekledi.
Beyaz Saray: Askeri Seçenekler Masada
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Trump'ın İran'a karşı askeri güç kullanmaktan çekinmediğini ancak önceliğin diplomasi olduğunu belirtti. Leavitt, İran'daki gösterileri yakından takip ettiklerini ve ABD Başkanı Trump'ın bu konuda tüm seçenekleri masada tuttuğunu ifade etti. Hava saldırılarının başkomutan için seçeneklerden biri olduğunu ancak diplomasinin her zaman ilk tercih olduğunu söyledi.
Leavitt, İran yönetimiyle görüşmeler yapıldığını aktararak, "İran rejiminin kamuoyuna yaptığı açıklamalar, yönetimin özel olarak aldığı mesajlardan oldukça farklı. Ancak Başkan, gerekli gördüğü takdirde askeri seçenekleri kullanmaktan çekinmediğini gösterdi ve bunu İran'dan daha iyi bilen kimse yok," şeklinde konuştu. Bu durum, ABD'nin İran'a yönelik politikalarında sert bir duruş sergilediğini gösteriyor.
İran'daki ABD Vatandaşlarına Uyarı ve İsrail'den Açıklama
ABD Dışişleri Bakanlığı, İran'da bulunan vatandaşlarına karayoluyla Türkiye veya Ermenistan'a geçmeyi düşünmeleri yönünde bir uyarıda bulundu. Bu uyarı, bölgedeki güvenlik endişelerinin arttığını gösteriyor.
İsrail ordusu da İran'daki protestolarla ilgili bir açıklama yaptı. IDF Sözcüsü Effie Defrin, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, İran'daki durum ve İsrail'in pozisyonu hakkında yayılan söylentilere dikkat çekti. Defrin, "Daha önce de belirtildiği gibi, IDF savunmada hazır durumdadır ve gerekmesi halinde sürpriz senaryolara karşı yüksek teyakkuz halindedir. İran'daki protestolar İran’ın iç meselesidir," ifadelerini kullandı. İsrail ordusunun gelişmeleri yakından takip ettiği ve pozisyonunda bir değişiklik olması halinde bilgilendirme yapacağı vurgulandı. Bu durum, İsrail'in bölgedeki hassasiyetini ortaya koyuyor.
Reşt Kentinde Yangınlar ve Protestoların Geçmişi
İran devlet televizyonu, Gilan eyaletine bağlı Reşt kentindeki gösterilerde 300'den fazla dükkanın ateşe verildiğini bildirdi. Bölgede inceleme yapan Gilan Valisi Hadi Hakşinas, Reşt Çarşısı'nı yeniden ayağa kaldıracaklarını söyledi. Bu olaylar, protestoların ekonomik altyapıyı da olumsuz etkilediğini gösteriyor.
İran'daki protestoların kökeni, 28 Aralık 2025'te ülkedeki yerel para biriminin döviz karşısındaki yüksek değer kaybı ve ekonomik sorunlara dayanıyor. Tahran Büyük Çarşı'da esnafın başlattığı bu protestolar, kısa sürede ülkenin birçok kentine yayıldı. HRANA'nın 11 Ocak tarihli raporuna göre, gösterilerde 544 kişi hayatını kaybetti ve 10 bin 681 kişi gözaltına alındı. Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, protestocuların kamu ve özel mülklere geniş çaplı zarar verdiğini, belediye otobüsleri, itfaiye araçları, evler, camiler, hastaneler ve bankaların tahrip edildiğini açıklamıştı. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi ise 80 ambulans ve 53 caminin yakıldığını duyurmuştu. Bu veriler, protestoların şiddet boyutunu gözler önüne seriyor.
Trump'ın Önceki Tehditleri ve Müzakere İfadeleri
Daha önce de ABD Başkanı Trump, İran'ın kırmızı çizgisini "aşmaya başladığını" belirterek, Tahran yönetimine karşı ne zaman, nerede veya nasıl hareket edecekleri konusunda yorum yapmayacağını ifade etmişti. İran'daki protestolarla ilgili "saat başı" rapor aldığını belirten Trump, İranlı yöneticilerle ilgili, "Onlar lider değiller. Şiddet yoluyla yönetiyorlar. Bunu çok ciddiye alıyoruz. Ordu da bunu inceliyor ve masada çok güçlü seçeneklerimiz var," şeklinde konuşmuştu.
Trump, İran'ın ABD ile iletişime geçtiğini ve nükleer bir anlaşma müzakere etmeyi teklif ettiğini de belirtmişti. "Onlarla görüşebiliriz. Bir görüşme ayarlanıyor. Ancak yaşananlar (ülkedeki gösteriler) nedeniyle görüşmeden önce harekete geçmemiz gerekebilir," diyen Trump'ın bu ifadeleri, hem diplomatik çözüm arayışını hem de olası askeri müdahale ihtimalini aynı anda gündeme getirmişti. Bu durum, İran'ın hem iç hem de dış politikada zorlu bir süreçten geçtiğini gösteriyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgi için İran'ın Wikipedia sayfasını inceleyebilirsiniz.