Suriye'de siyasi ve askeri dengeler, Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara'nın uyguladığı ustaca bir stratejiyle kökten değişti. ABD'nin uzun süredir desteklediği Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Şara liderliğindeki hükümetin planlı ve kararlı adımları sonucunda etkisiz hale getirildi. Bu süreçte, Şara hem ülkesini birleştirmeyi başardı hem de ABD için güvenilir bir ortak konumuna yükseldi. Reuters'ın detaylı analizine göre, Şara'nın komşu ülkelerden aldığı destekle yürüttüğü bu ince politika, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendirdi.
Şara'nın Yükselişi: ABD'nin Yeni Güvenilir Ortağı
Anonim kaynaklardan elde edilen bilgilere göre, Şara'nın bu başarısı, ABD yönetiminin Suriye'deki güç dengelerini değiştiren operasyonlara sessiz kalmasıyla mümkün oldu. Şara, hem Suriye topraklarının tamamını tek bir liderlik altında birleştirme vaadini yerine getirdi hem de dönemin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin tercih ettiği Suriyeli ortak haline geldi. Bu durum, Kürt yetkililerin kuzeydoğuda kurmayı umduğu özerk bölgeyi fiilen ortadan kaldırırken, bir zamanlar El Kaide'nin yerel kolunu yöneten Şara'ya Washington'un verdiği desteğin sınırlarını da zorladı. Ancak Suriyeli isyancıdan cumhurbaşkanlığına uzanan bu yolculukta Şara galip geldi. ABD elçisi Tom Barrack, Washington'ın artık Suriye devletiyle ortaklık kurabileceğini ve SDG için ayrı bir rol sürdürme konusunda bir ilgilerinin olmadığını açıkça belirtti. Bu gelişme, Şara'nın ne kadar usta bir stratejist olduğunu gözler önüne serdi.
SDG'nin Özerklik Hayali ve Şam'ın Planı
ABD, 2015 yılında IŞİD'i Suriye'nin kuzeydoğusundan çıkarmak amacıyla SDG'yi desteklemeye başlamıştı. SDG, bu bölgeyi kullanarak ayrı sivil ve askeri kurumlara sahip özerk bir bölge kurmayı hedefliyordu. Ancak 2024'ün sonlarında Şara'nın güçleri, uzun süredir iktidarda olan Beşar Esad'ı devirerek Suriye'nin tamamını yeni hükümetin kontrolü altına alma taahhüdünde bulundu. 2025 yılı boyunca süren görüşmelerde SDG'nin Şam ile bütünleşmesi konusunda beklenen ilerleme kaydedilemedi. Bu durum, bir saldırı için zemin hazırladı.
Paris Görüşmeleri ve Sınır Ötesi Etkiler
4 Ocak'ta Şam'da Suriyeli yetkililer ve SDG arasında yapılması planlanan entegrasyon toplantısı, bir Suriyeli bakan tarafından ani bir kararla sonlandırıldı. Ertesi gün, Suriye heyeti ABD arabuluculuğunda İsrail ile güvenlik anlaşması görüşmeleri için Paris'e gitti. Suriyeli yetkililer, İsrail'i SDG'yi desteklemekle suçladı. Paris'teki görüşmelerde, İsrailli yetkililere Kürtlerin entegrasyonu geciktirme yönündeki teşviklerini durdurmaları çağrısında bulunuldu. Bu sırada Suriyeli yetkililer, SDG'nin elindeki bazı bölgeleri geri almak için sınırlı bir operasyon önerdi ve bu öneriye herhangi bir itiraz gelmedi. ABD Dışişleri Bakanlığı ise bu konuda, Barrack'ın SDG'yi bütünleşmeye çağıran ve ABD'nin Suriye'de uzun vadeli bir askeri varlıkla ilgilenmediğini belirten açıklamasına atıfta bulundu.
İsrail ve Türkiye'den Gelen Sinyaller
İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter, Paris'teki görüşmelerde İsrail'in Suriye ordusunun Suriyeli Kürtlere yönelik saldırısını asla onaylamadığını kesin bir dille belirtti. Diğer yandan, Suriye hükümeti Türkiye'den de olumlu bir mesaj aldı. Bu mesajda, Kürt sivillerin korunması şartıyla Washington'un SDG'ye karşı bir operasyonu onaylayacağı belirtiliyordu. Türkiye, SDG'yi PKK ile bağlantılı olmakla suçlayarak Suriye'ye defalarca müdahale etmişti. Kürt siyasi yetkilisi Hadiya Yusuf, Paris'teki anlaşmanın bu savaşa yeşil ışık yaktığını ifade etti.
ABD'nin Destek Değişikliği ve Sahadaki Gelişmeler
İki hafta sonra başlayan taarruzla birlikte Washington, SDG'ye verdiği uzun süreli desteği geri çektiğine dair sinyaller vermeye başladı. ABD Özel Temsilcisi Barrack, SDG komutanı Mazlum Abdi ile yaptığı görüşmede, ABD'nin çıkarlarının SDG'de değil, Şara'da olduğunu belirtti. Suriye birlikleri ilerlemeye başladığında, ABD ordusu durmaları yönünde çağrıda bulundu ve koalisyon uçakları bazı kritik bölgelerde uyarı fişekleri ateşledi. Ancak bu eylemler, Kürtlerin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. Kürt siyasi yetkilileri, koalisyon güçlerinin ve Amerikalı yetkililerin tutumunu kabul edilemez olarak nitelendirdi.
Ateşkes ve Yeni Dönem
Suriye birlikleri Kürtlerin elindeki son şehirleri kuşatırken, ABD yönetimi Suriye birliklerinin ateşkesi hiçe saymasından ve Kürt sivillere karşı şiddet uygulanmasından endişe duyduğunu belirtti. ABD milletvekilleri, çatışmaların devam etmesi halinde Suriye'ye yeniden yaptırım uygulamayı düşündü. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada, ABD'nin Suriye'deki gelişmeleri büyük bir endişeyle izlediği ve tüm tarafları sivillerin korunmasına öncelik vermeye çağırdığı vurgulandı. Şara, ani bir ateşkes ilan ederek, SDG'nin hafta sonuna kadar bir entegrasyon planı önermesi halinde birliklerinin ilerlemeyeceğini duyurdu. Bu ani açıklama Washington'ı tatmin etti. Barrack, SDG'nin İslam Devleti'ne karşı savaş gücü olarak amacının sona erdiğini belirterek, Kürtler için en büyük fırsatın Şara'nın yeni hükümeti altında olduğunu söyledi. Bu durum, Suriye'de yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor.